Grok ne demek? Yaşamı yeniden tasarlamak mümkün mü
“Grok” kelimesi yalnızca bir yapay zekâ adı değil. Derinlemesine kavramayı anlatan bu kavram, Stanford’lu akademisyenlerin geliştirdiği “Odyssey Planı” ile hayatı yeniden tasarlama fikrine bağlanıyor.
Yakın zamanda anlamını öğrendiğim ve hoşuma giden bir kelime oldu: Grok.
Biz onu Twitter’ın içindeki yapay zekâ asistanı olarak tanıyoruz. Oysa grok’lamak “bir şeyi deneyimleyerek kavramak, içselleştirmek” demek.
Robert Heinlein, 1960'lı yıllarda yazdığı bir bilimkurgu romanında ilk kez bu kelimeyi icat etmişti. Romanda, Marslılar çok az bulunan suyun ne olduğunu anlamadıkları için onu içmemekteydi. Fakat sonra maddeyi derinlemesine ve tümüyle anlayınca; yani “grok”layınca suyu yaşamlarının bir parçası hâline getirdiler.
Bundan hareketle İngilizcede de zamanla şu şekilde kullanılmaya başlandı:
“I grok this idea” Bu fikrin özünü gerçekten kavradım.
*
Geçen hafta bir söyleşiye denk geldim. Söyleşideki profesörlerin anlattığı bazı noktalar ilgimi çekince, yazdıkları kitaba da göz attım: “Yaşamını Tasarla: Dolu Dolu Yaşanacak, Dengeli Bir Hayat Nasıl Tasarlanır?”
Beni “grok” kelimesiyle de karşılaştıran bu kitap aynı zamanda “Odyssey Planı” ile de tanıştırmış oldu. Ve şu soruyu / fikri çok motive edici bulduğum için bu yazıyı da yazmaya karar verdim.
Şu an olduğumuz yaşta, bulunduğumuz yerden yaşamlarımızı yeniden tasarlayabilir miyiz?
Gelin, bir bakalım.
*
Antik Yunan’ın en ünlü destanlarından biri olan Odyssey, Truva Savaşı sonrası evine yani İthaka’ya dönmeye çalışan Odysseus’un yaşadığı 10 yıllık uzun, zorlu ve dönüştürücü yolculuğu anlatır. Homeros’un bu hikâyesi aynı zamanda “nostos”u yani eve dönüş arzusunu, sadakati, akıl ve stratejiyi, sabır ve dayanıklılığı da barındırır.
İşte, hikâyenin mitolojiden ödünç alınarak, hayat ve kariyer tasarımına uyarlanması da, girişte bahsettiğim Stanford Üniversitesi profesörleri Bill Burnet ve Dave Evans sayesinde olmuş.
Yazarlar “Odyssey Planı” ile yaşamımızdaki alternatif yolları düşünmemizi ve yaşamımızı tasarlama noktasında da birkaç adımlı gerçekçi bir yol planı oluşturmamızı öneriyorlar.
İsterseniz, ben bunları kendi dilimle size aktarayım:
Meselâ… 5 yıl sonrasındaki kendinizi nasıl ve nerede görüyorsunuz?
Ya da…
Para veya “başkaları ne der?” derdiniz olmasa kendiniz için nasıl bir hayat hayâl ederdiniz?
Şunları yapabilirsiniz:
*Prototipler oluşturun.
Bundan kasıt şu: İlgilendiğiniz konuda veri toplayın, gerekirse küçük denemeler yapın. Yapmak istediğiniz veya hayâl ettiğiniz şeyi yapan kişilerle sohbet edin. O işle ilgili kişinin sevdiği ve nefret ettiği hususları dinleyin. Yıllar boyu o işi yapsanız yine de zevk alır mıydınız?
*Radikal işbirlikleri yapın. Fikirlerinizi oluştururken çok farklı geçmişleri olan kişilerin kendilerine özgü teknik ve insani deneyimlerinden yararlanın.
*Duygularınızı, kendinizi grok’layın: Hayatınızı tasarlamanın özü, neyi sevdiğinizi, neyin sizi yorduğunu da derinlemesine anlayabilmeye dayanıyor.
*Başarısızlıklarınızı farklı bir bakış açısıyla yeniden tanımlayın.
Yaşam, kazananın ve kaybedenin olmadığı sonsuz bir oyundur.
*
Bütün bunlar üstünde düşünmek bana iyi geldi. Size de iyi gelsin istedim.
Konuyla bağlantılı hafta içi de şu yazı vardı
https://www.linkedin.com/posts/damlatantekin_1880li-y%C4%B1llar-japon-prensi-i%CC%87stanbulu-ziyaret-activity-7437782122528129024-P1It?utm_source=share&utm_medium=member_ios&rcm=ACoAAAjiLVoBF579JFJ9TFNpx0MDdRQKOnkVz6g
Damla Ömür Tantekin
Writer & Speaker | Cross-Cultural Insights & Ideas











