Basel halkı Picasso tablolarını referandumla satın aldı

1967’de Basel’de yapılan referandumda halk, Picasso’nun iki tablosunun müzede kalması için kamu bütçesine onay verdi; sanatçı da kente dört tablo ve bir çizim hediye etti.

Basel halkı Picasso tablolarını referandumla satın aldı

Her şey trajik bir kaza ile başladı...
1967 yılında yerel bir havayolu şirketinin uçağı düştüğünde, şirketin sahibi ve aynı zamanda büyük bir sanat koleksiyoneri olan Peter G. Staechelin ciddi bir mali krizle karşı karşıya kaldı. Tazminatları ödeyebilmek için elindeki en değerli varlıkları nakde çevirmesi gerekiyordu:
Kunstmuseum Basel’de emanet duran iki başyapıt.

​Bu eserler, Picasso’nun "İki Kardeş" ve "Oturan Palyaço" isimli tablolarıydı. Satış bedeli ise o vakitler için astronomik bir rakam sayılan 8.4M İsviçre Frangı olarak belirlenmişti.

Müze yönetimi tabloların gitmesine pek razı değildi. Hükümet 6M franklık bir bütçe ayırmayı teklif etti, ancak bir sorun vardı. Bu, kamu parasıydı ve İsviçre'nin doğrudan demokrasi geleneği gereği, halkın onayına sunulması gerekiyordu.

​O dönemde bazı çatlak sesler, "Yollara ve hastanelere harcanacak para neden tablolara gitsin?" diyerek itiraz etse de, Basel halkı beklenmedik bir direnç gösterdi.

İnsanlar bir mücadele başlattılar;
"All You Need is Pablo, İhtiyacınız olan tek şey Pablo" yazılı pankartlar heryere asıldı.

​Sloganın -All You Need is Pablo olarak yayılmasının nedeni, tam o yıl yani 1967'de dünyayı kasıp kavuran Beatles’ın hit parçası, "All You Need is Love" şarkısına yapılan bir göndermeydi. Halk popüler bir parçayı kullanarak mesajinı tüm dünyaya duyurmak istemişti.

Müthiş bir inisiyatif alarak sokağa dökülen halk şehri kumbara kutularıyla donattı ve arada kalan 2.4 M franklık farkı toplamak için büyük bir bağış kampanyası başlattılar.

17 Aralık 1967 günü Basel halkı sandık başına gitti. Sonuçlar açıklandığında tüm dünya şaşkındı. Baselliler kendi ceplerinden çıkacak milyonlarca frankla bu tabloların satın alınmasına EVET demişti. Nitekim Basel Picasso'yu resmen hemşehrisi ilan etmişti.

O sırada Fransa’nın güneyinde yaşayan Picasso, Basel’de olup bitenleri büyük bir şaşkınlık ve hayranlıkla izliyordu. Bir halkın, kendi eserlerini korumak için bu denli örgütlenmesi onu çok etkilemişti.

Kendi deyimiyle bu sevgi seline bir centilmen gibi karşılık vermek istedi. Müze Müdürü ile görüştüp o efsanevi cümleyi kurdu:
​"Basel halkının bana gösterdiği bu sevgiyi karşılıksız bırakamam."
Picasso, müzenin koleksiyonuna eklenmek üzere bilabedel,
​4 tablo ve 1 çizim hediye etti.​ Üstelik bu eserleri bizzat kendisi seçmişti.

Basel halkı 2 tablo için savaştı, gel gelelim müzenin duvarlarında tam 7 eserin sergilenmesine de vesile oldu.
Bugün Kunstmuseum Basel'deki o ünlü Picasso Salonu, bir halkın estetiğe, kültüre ve ortak değerlerine sahip çıkışının anıtı niteliğindedir...

Halkı, sanat için cebinden para ödeyen olma itibarı, 1970'de modern sanat dünyasının şampiyonlar ligi sayılan, en prestijli buluşma noktası Art Basel'in de doğum sebebidir. Her haziranda Basel, dünyanın en önemli eserlerini ve en zengin koleksiyonerlerini ağırlar.

Nüfusu yalnız 170 bin civarında olan bu küçük şehir bugün prestijli küresel dev bir markayı temsil ediyor ve dünya modern sanat piyasasının kalbi burada atıyor.

Onur Küçükkaramıklı

divesona.com (Kişisel)

turkiyegunlugu.net