Formula 1’den ilham alan yöntem bebek ölümlerini azalttı
Londra’da bir çocuk hastanesinde Formula 1 pit stop modelinden ilham alınarak geliştirilen yöntemle, kritik vakalarda hata oranı %67 azaldı.
Hikâye 2001’de Londra’nın en köklü çocuk hastanelerinden birinde yaşanıyor.
İki yenidoğan yoğun bakım doktoru dinlenme saatlerinde Formula 1 izliyorlar.
Konuyla ilgili olmayanlar için; hani şu yarış arabalarının saatte 350 km. hıza ulaşabildiği dünyaca ünlü spordan bahsediyorum.
Formula 1’de her araç yarış sırasında birkaç saniyeliğine pist kenarındaki bakım alanına çekilip lastikleri değişiyor ve gereken teknik müdahaleler yapılıyor.
Burası Pit Stop.
Araçların Pit Stop süresi 2-3 saniye. Bu sürenin uzamaması kritik olduğu için yaklaşık 20 kişi senkronize olarak aracın bakımını hızla yapıyorlar. Gördüyseniz, bence şiirsel.
Tam bunu izlerken, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde sorun yaşayan doktorların aklına bir fikir geliyor.
Bebeklere müdahale ederken ve nakil esnasında Pit Stop ekibi gibi hareket etsek ?
Saniyeler içinde, sessiz sedasız, hatasız bir koordinasyon ve uyumla.
Ferrari mühendisleri danışman olarak hastaneye davet ediliyor.
Ve her kafadan bir sesin çıktığı, kaosun ölümcül sonuçlar doğurduğu o hastane odasını Pit Stop gibi düzenliyorlar.
Yatağın etrafındaki herkesin rolü netleşiyor. Provalar yapılıyor, kontrol listeleri hazırlanıyor.
Sonuç ?
Kritik vakalarda hata oranında %67 azalma.
Bebeklerin hayatta kalma oranı, bir yarış pistinden alınan ilhamla yükseliyor
Formula 1’de hız ve mühendislik kadar insan bedenini ve zihnini yönetmek de önemli.
Milyon dolarlık takımlar stres altında sakin kalabilmek için nefes kontrolü, dikkat yönetimi gibi sistematik bir eğitime tâbi tutuluyorlar.
Bunların hepsi tehlike anında devreye giren savaş ya da kaç tepkisinin ekibi ele geçirmesini engellemek için.
Hastanedeki o odayı düşünün.
Bir bebek kritik duruma geldiğinde, odadaki herkesin sinir sistemi alarm veriyor.
Bu kaçınılmaz, insanî bir tepki. Ama rol belirsizliği bu alarmı katlar.
Kim ne yapacak?
Şimdi mi hareket etmeli?
Ben mi, o mu?
Bu sorular cevaplanmamışken beyin tehdit moduna kilitlenir ve performans çöker.
Herkesin nerede duracağını, ne zaman konuşacağını, ne yapacağını önceden bildiği performans modunu ise “PİT STOP ZİHNİ” olarak tanımlayabiliriz.
Çocuk hastanesinde yaşanan bu hikâyeyi duyduğumda çok etkilendim ama bana asıl düşündürdüğü şu oldu :
“Sizin alanınızdaki bir sorunu, bambaşka bir sektör çoktan çözmüş olabilir mi?”
İnovasyonu hep kendi çemberimizde arıyoruz. Oysa cevap belki bir yarış pistinde, belki bir mutfakta, belki de bir tiyatro sahnesinde.
Formula 1 benim için bu anlamda tükenmeyen bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
Liderlik, takım dinamikleri, baskı altında karar alma, farklı kişilik yapılarının bir aradalığı.
Netflix'in Formula 1: Drive to Survive dizisinin bu konularda son derece öğretici bir katkısı oldu bana. Pisti takip etmeyenler için bile izlemesi keyifli.
Bayramın son günü için tavsiyem.
Ve bayramınız kutlu olsun. Nicelerine diyelim, hep birlikte
Serra Uslu
Nöropazarlama Danışmanı | Wellness Eğitmeni | Kurucu @Neurowellness









