DURSUN YILDIRIM DA GİTTİ

İstanbul Üniversistesi Edebiyat fakültesi mezunudur.

DURSUN YILDIRIM DA GİTTİ
DURSUN YILDIRIM DA GİTTİ
Türk halk Edebiyatı'nın önde gelen uzmanlarındandı.
Türkçüydü ve bütün hayatını bu düşünce idare etti.
İstanbul Üniversistesi Edebiyat fakültesi mezunudur.
Bu husus önemlidir.
1960'ların Edebiyat Fakültesi Türkolojinin merkezidir.
Hocalarının hemen biri dünya çapındadır.
Oradan mezun olmak başlı başına bir seviye göstergesidir
Dursun Yıldırım, mezun olmakla kalmamış ve doktora programına da kabul edilmiştir.
Sonra Profesör Şükrü Elçin'in başında bulunduğu Hacettepe'ye geçmiş ve bütün kariyerini orada tamamlamıştır.
Ben tanıdığımda Ahmet Bocan Ercilasun'la beraber Hacettepe'de asistandı.
Her ikisi de doktoralarını tamamlamışlardı.
Ahmet Bican Bey dilde, o halk edebiyatındaydı.
Kabına sığmaz bir mizaçtı.
İçi dışı bir insan derler ya öyleydi.
Diyeceğini der, edeceğini ederdi.
Türklük sevgisi ve heyecanı yüksekti.
Profesör olarak ilmî kudretini, öğreticiliğini, bölüm başkanlığını ve idareci tarafını erbabı değerlendirsin.
Ben onu samimiyeti ve Türklük sevgisinde sevenlerdenim.
Kabına sığmaz hallerini, heyecanını heyecanla takip ettim.
Hocası Profesör Şükrü Elçin'in emaneti Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü'nü ayakta tutma gayretini şükranla kaydetmeliyim.
Hastalığından sonra Enstitü'yü Ahmet Bican Ercilasun devraldı.
Ve başarıyla devam ettiriyor.
Dursun Yıldırım'ın doktora tezi "Türk Edebiyatında Bektaşi Tipine Bağlı Fıkralar”dır.
Onu, hep bu Bektaşi tipi ve fıkralarıyla hatırlıyorum.
Şüphesiz o Türk mistik geleneğinin ilim açısından devamcısıydı.
Ben o ruhu yaşayan ve yaşatan bir insan olduğunu da hep düşünmüşümdür.
Son görüşümde bu düşüncemin tam yerleştiğini hissettim
Türklük mistisizmi böyledir.
Saftır ve saflaştırır.
Aziz Ağabeyimin aziz ruhu şâd olsun!
Bir 1 kişi görseli olabilir
Tüm ifadele