Devlet Bahçeli’nin eski görüşlerini yansıtan bazı sözlerini 8 Aralık 2015 tarihli TBMM’de, MHP Grup toplantısında, yaptığı konuşma metninden alıntı yapalım:
“Türkiye’de ortak akıl işletilmemektedir. Bu yüzden iç ve dış politikada yaşanmadık rezillik kalmamışken, hala ve inatla sistem değişikliğine kafa yormak çok yanlış, çok marazidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık sevdası fırsatçılık ve ganimet avcılığıdır.
Türkiye’nin yeni bir sisteme değil düzgün, kapsayıcı, adil, dürüst, namuslu ve milli yönetime ihtiyacı olduğunu kimse inkâr edemeyecektir.
Gördüğümüz kadarıyla Erdoğan’ın başkanlık talebi tedavisi olmayacak kadar kronikleşmiştir. Mesele Türkiye’yi değil, Erdoğan’ın ikbal ve geleceğini güvenceye almaktır.
Erdoğan Başbakanken de Cumhurbaşkanıyken de çift başlılıktan mustariptir. Çünkü tek adam, tek bilen, tek karar veren olmak için yanıp tutuşmaktadır. Sözünün üstüne söz koyulmasına sinirlenmekte, kim olursa olsun şuurunu kaybetmiş halde saldırmaktadır.
Erdoğan’ın mizaç ve müktesebatı tehlike saçmaktadır. Devleti kendi aile şirketi gibi yönetmek istemektedir.
Geçmişte başkanlık sistemini özenti ve emperyalizmin bir dayatması gören Erdoğan, bugün tüm gücüyle başkanlık demektedir.
Hadi diyelim ki, Erdoğan başkan veya partili Cumhurbaşkanı oldu, peki bundan sonra krallık talep etmeyeceğini kim garanti edecektir? Evladının da ikinci Erdoğan olarak tahta geçmesi nasıl engellenecektir?
Fırsat bulmuşken, Erdoğan her şeyi isteyecek, her yolu deneyecek, yargı, yürütme ve yasamayı tekeline alarak demokrasiyi havaya uçuracaktır.
Bize göre kuvvetler ayrılığı ilkesi demokratik hukuk devletinin hayatiyet kaynağı ve sigortasıdır.
Devletin üç temel fonksiyonu olan yasama, yürütme ve yargının görev ve yetkilerinin en rasyonel şekilde dengelenmesi ve bunların uyumlu bir şekilde icra edilmesi önem taşımaktadır.
Bu nedenle Türkiye’nin yeni bir sisteme değil, eğer varsa eksik, yetersiz ve düzeltilmesi gereken taraflarının ele alınması gerekmektedir.”
RUHİTTİN SÖNMEZ