DEMOKRASİ DENKLEMİ
Demokrasi bir mekanizmadır, kurallarla ve kurumlarla işletilir. Demokrasiyi bir başka “kişi”den beklerseniz asla elde edemezsiniz
Demokrasi bir mekanizmadır, kurallarla ve kurumlarla işletilir. Demokrasiyi bir başka “kişi”den beklerseniz asla elde edemezsiniz. Demokrasiyi işletecek kişi aynada duruyor. Hukuk devletinin kurgusunu anlayıp içselleştirmeden söylenenler ve yapılanlar sabun köpüğü gibidir.
Yıllardır anayasa okuryazarlığı savunuculuğu yapmamın arkasında yatan neden budur. Anayasa Candır’ın beş buçuk yıl önceki çıkış sloganı “yediden yetmişe herkes için anayasa”dır. Atatürk ve bayrak sevgisi, genç, dinamik ve yetişmiş insan sayısı giderek artan cumhuriyetimizi ikinci yüzyılına taşımak için tek başına yeterli değildir.
Yaşananları anlamak için örnekle somutlaştırayım: Anayasanın 103. Maddesi uyarınca, Cumhurbaşkanı, görevini tarafsızlıkla yerine getirmek için ant içmiştir ancak yine anayasada 2017’de yapılan değişiklikle cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmiş ve bu andın gerçekleşmesi olasılığı sistemsel olarak ortadan kalkmıştır. Yürütmede oluşan güç yoğunlaşmasını dengeleyecek bir mekanizma kurgulanamamıştır. Yargı bir denge unsurudur. Güç yoğunlaşmasına karşı bağımsızlığını koruyabilmelidir. Hakim ve savcıların kaderi Hakimler ve Savcılar Kurulunun elindedir. Kurula Adalet Bakanı başkanlık eder, bakan yardımcısı da üyedir. Dört üyeyi cumhurbaşkanı, yedi üyeyi TBMM seçer. TBMM’deki başlıca partiler, halihazırda, kanunda yazmasa da bu üyeler için kontenjan paylaşmıştır. Üye adayları bir bağımsızlık ve tarafsızlık taahhüdünde bulunmadıkları gibi göreve başlarken de ant içmemektedir. Öncelikle kontenjan, bağımsızlık ve tarafsızlık taahhüdü, ant içme meseleleri acilen çözülmelidir; kamuoyuna güven verilmelidir. Bu haberi de buraya bırakayım (https://lnkd.in/d85xmVfp)
Bir başka örnekle durumu açıklayayım:
İşkence ve kötü muamele fiillerini re’sen araştırma yetkisine sahip Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) 2016’da kuruldu. Geçen hafta yurt genelinde yaşanan olaylarda güvenlik güçlerinin vatandaşlara yönelik dövme, tartaklama, yakın mesafeden biber gazı ve tazyikli su sıkma fiillerinin kayıtları sosyal medyadan paylaşıldı. Anayasamıza göre (koşulları varsa) yakalama ve tutuklamaya cevaz vardır ancak hiçbir hal ve şart altında kişiye işkence ve eziyet yapılamaz, insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz (madde 17/3). Devlet gücü kullanma yetkisine sahip olanların bu şekilde şiddet uygulamasının asla ve kat’a bir anayasal zemini yoktur. Vatandaş şiddet uygularsa yakalanır, belki tutuklanır ancak ona hiçbir aşamada eziyet ve kötü muamele yapılamaz, bu suçtur. Hele ki silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanıyorsa (Anayasa, madde 34), yol kapama gibi bir durum olmadıkça hiç müdahale edilemez, saygıyla hakkını kullanmasına izin verilir. Unutmayalım, anayasamız devletin kişinin mutluluğu için olduğunu öngörmüştür (Anayasa m. 5










TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU
TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU
Prof. Dr. Ayşe Odman Boztosun
Erenköy İlkokulu/Robert Kolej/ İÜHF/ MJur-MSt University of Oxford Doktora