Dar kanal hastalığında yürüme mesafesi yeniden kazanılabiliyor

Uzmanlar, dar kanal hastalığının doğru tedaviyle kontrol altına alınabileceğini ve ileri yaşta bile yürüme mesafesinin yeniden artırılabileceğini belirtiyor.

Dar kanal hastalığında yürüme mesafesi yeniden kazanılabiliyor

TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / İSTANBUL, TÜRKİYE — 23 MART 2026

Uzmanlar, halk arasında “dar kanal” olarak bilinen omurga hastalığının ileri yaşta yürüme mesafesini ciddi şekilde kısıtlayabildiğini ancak modern tedavi yöntemleriyle bu durumun büyük ölçüde geri kazanılabildiğini belirtiyor.

Yaşla birlikte omurgada meydana gelen yapısal değişikliklerin sinirler üzerinde baskıya yol açtığını ifade eden uzmanlar, bu durumun günlük yaşam kalitesini düşürdüğünü ve birçok hastayı hareketten uzaklaştırabildiğini vurguluyor.

Belirtiler yürüyüş sırasında ortaya çıkıyor

Selçuk Göçmen, dar kanal hastalığının en belirgin özelliğinin yürüyüş sırasında ortaya çıkan şikâyetler olduğunu belirtti.

Göçmen’e göre hastalık; bacaklarda uyuşma, ağrı, kramp ve “boşalma” hissiyle kendini gösteriyor. Hastalar genellikle kısa mesafe yürüdükten sonra durma ihtiyacı hissediyor.

“Hastalar kısa bir mesafe yürüdükten sonra bacaklarının gitmediğini hisseder. Öne eğilmek veya oturmak geçici rahatlama sağlar.”

Uzmanlar, market arabasına dayanarak yürümek gibi pozisyonların da geçici rahatlama sağlayabildiğini ifade ediyor.

Risk grubu: İleri yaş ve ağır iş yükü

Dar kanal hastalığının çoğunlukla 60–65 yaş sonrasında belirginleştiğini belirten Göçmen, uzun yıllar ağır işlerde çalışan ve omurgasına fazla yük bindiren bireylerin daha yüksek risk altında olduğunu söyledi.

Ayrıca vücutta genel kireçlenme eğilimi olan kişilerde de hastalığın daha sık görüldüğü ifade ediliyor.

Tanıda “yürüme mesafesi” kritik rol oynuyor

Tanı sürecinde hastanın günlük yaşamını doğrudan etkileyen “kaç metre yürüyebildiği” sorusunun önemli bir gösterge olduğunu belirten Göçmen, fizik muayene ve görüntüleme yöntemlerinin birlikte kullanıldığını aktardı.

Manyetik rezonans (MR) görüntüleme ile sinirlerin ne ölçüde baskı altında olduğunun net şekilde tespit edildiğini ifade eden uzmanlar, gerekli durumlarda bilgisayarlı tomografi ile kemik yapıların da detaylı incelendiğini belirtiyor.

Tedavide kademeli yaklaşım uygulanıyor

Uzmanlara göre her dar kanal hastası için cerrahi müdahale ilk seçenek değil. Tedavi süreci hastalığın şiddetine göre planlanıyor.

İlk aşamada kilo kontrolü, fizik tedavi ve egzersiz programları ile omurgaya binen yük azaltılıyor. Ayrıca sinirlerdeki ödemi azaltmak için enjeksiyon tedavileri uygulanabiliyor.

Ancak yürüme mesafesinin ciddi şekilde kısalması, bacaklarda güç kaybı veya idrar kontrol sorunlarının ortaya çıkması durumunda cerrahi müdahale gündeme geliyor.

Cerrahi tedavide, sinir üzerindeki baskıyı kaldırmaya yönelik “dekompresyon” işlemi uygulanırken, omurgada kayma olan hastalarda vida sistemleriyle stabilizasyon sağlanıyor.

Günlük yaşamda alınabilecek önlemler

Uzmanlar, dar kanal hastalarının yaşam kalitesini artırmak için bazı basit önlemler alabileceğini belirtiyor:

  • Düzenli ve kontrollü yürüyüş yapmak
  • Yüzme ve su içi egzersizleri tercih etmek
  • Ortopedik ve darbe emici ayakkabılar kullanmak
  • Denge sorunlarında baston veya yürüteçten yararlanmak
  • Ev içinde düşme riskini azaltacak düzenlemeler yapmak
  • Fazla kilolardan kurtulmak
  • Belirtiler arttığında gecikmeden uzmana başvurmak

Erken müdahale yaşam kalitesini artırıyor

Uzmanlar, bacaklarda uyuşma ve güçsüzlük gibi şikâyetlerin “yaşlılığın doğal sonucu” olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.

Erken tanı ve doğru tedaviyle hastaların yeniden ağrısız yürüyebildiği ve sosyal yaşamlarına dönebildiği ifade ediliyor.