Çölyak Hastalığına Dikkat: Sindirim Sorunlarının Sebebi Glüten Olabilir

Çölyak hastalığı nedir, belirtileri nelerdir ve tedavisi nasıl yapılır? Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren’in açıklamalarıyla 9 Mayıs Dünya Çölyak Günü'nde bu otoimmün hastalığın detaylarına dikkat çekiyoruz.

Çölyak Hastalığına Dikkat: Sindirim Sorunlarının Sebebi Glüten Olabilir

TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / İSTANBUL

Ülkemizde neredeyse her sofrada yer alan buğday ve benzeri tahıllar, glüten adı verilen doğal bir protein grubunu içeriyor. Glüten, hamurun elastikiyetini sağladığı ve mayalı ürünlerin kabarmasına yardımcı olduğu için özellikle ekmek ve fırıncılık ürünlerinde vazgeçilmez bir bileşen. Ancak glüten bazı kişilerde ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, glütenin bazı bireylerde çölyak hastalığı gibi rahatsızlıklara yol açabileceğini belirterek bu konuda bilinçli olunması gerektiğini vurguluyor.

Çölyak Hastalığı Sessiz İlerleyebilir

Çölyak hastalığı, bağışıklık sisteminin glütene karşı tepki vererek ince bağırsaklara zarar verdiği otoimmün bir rahatsızlık. Derya Eren, bu hastalığın her 100 kişiden birinde görüldüğünü ve son yıllarda görülme sıklığının arttığını ifade ediyor. Çölyak hastalığı, yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı kalmıyor. Karın ağrısı, ishal, şişkinlik ve kilo kaybı gibi belirtilerin yanı sıra çocuklarda büyüme geriliği, iştahsızlık ve gelişim sorunları da gözlenebiliyor. Hastalık demir eksikliği anemisi, kemik erimesi, ağız yaraları, baş ağrısı, depresyon gibi çok sayıda farklı belirtiyle kendini gösterebiliyor. Bazı durumlarda ise hastalık hiçbir belirti vermeden ilerliyor ve yalnızca kan testleri veya bağırsak biyopsisiyle teşhis edilebiliyor. Eren, bu nedenle açıklanamayan sağlık sorunlarında çölyak hastalığının akılda bulundurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavi Edilmezse Bağırsak Kanseri Riski Artıyor

Çölyak hastaları glüten tüketmeye devam ettiklerinde, bağışıklık sistemi ince bağırsaklardaki villus adı verilen emilim yapılarını tahrip ediyor. Bu durum, vücudun temel besin maddelerini emmesini engelleyerek demir, B12 ve D vitamini eksikliklerine, kemik erimesine ve ciddi beslenme yetersizliklerine yol açabiliyor. Uzun vadede ise bağırsaklardaki hasar artarak kanser riskini yükseltiyor. Ayrıca depresyon, baş ağrısı ve cilt döküntüleri gibi glüten dışı semptomlar da gözlemlenebiliyor. Bu yüzden glütensiz diyete ömür boyu sadık kalmak, hastalığın yönetimi için büyük önem taşıyor.

Beslenme Bilinci ve Glütensiz Diyet Hayati Önemde

Günümüzde çölyak hastalığını tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi yöntemi bulunmuyor. Amerikan Pediatri Derneği tarafından yapılan açıklamalara göre, hastalığın tek bilinen tedavisi ömür boyu uygulanması gereken glütensiz beslenme. Glütensiz diyet uygulandığında, hem hastalık belirtileri ortadan kalkıyor hem de uzun vadede gelişebilecek komplikasyonlar engellenebiliyor. Bu noktada çölyak hastaları ve yakınlarının, glüten içeren gıdalar, katkı maddeleri ve çapraz bulaşma konularında bilinçli olması gerekiyor. Uzmanlar, hastaların doğru ve ayrıntılı bilgiye bir beslenme ve diyet uzmanı aracılığıyla ulaşmaları gerektiğini vurguluyor.

Bebeklikte Glütenle Tanışmak Risk Oluşturabilir

Eren, çölyak hastalığının ortaya çıkmasında genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel faktörlerin de etkili olduğunu belirtiyor. Özellikle buğdayın temel besin kaynağı olduğu ülkelerde bebeklerin erken dönemde glütenle tanışmasının bu hastalık için zemin hazırladığını ifade eden Eren, ek gıdaya geçiş sürecinde anne sütünün kesilmemesi gerektiğini söylüyor. Anne sütü, bağışıklık sisteminin desteklenmesinde ve çölyak gibi otoimmün hastalıklardan korunmada önemli bir rol oynuyor. Öte yandan, fast food ve katkı maddesi içeren hazır gıdaların sık tüketilmesi de çölyak hastalığı riskini artırıyor.

Çapraz Bulaşmaya Karşı Hassasiyet Şart

Glütensiz beslenmede dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri de çapraz bulaşma. Bu durum, glüten içermeyen bir gıdanın, glütenli ürünlerle temas etmesi anlamına geliyor. Eren, bu temasın, miktar çok az olsa bile hastalarda bağışıklık tepkisine ve bağırsak hasarına neden olabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle glütensiz ve glütenli gıdalar aynı kesme tahtasında doğranmamalı, aynı yağda kızartılmamalı ve kullanılan mutfak gereçleri her kullanım sonrası iyice temizlenmeli. Eren, bu basit ama kritik önlemlerin çölyak hastalarının yaşam kalitesini büyük ölçüde artıracağını belirtiyor.

www.turkiyegunlugu.net