Bulmak için kaybetmek lazımmış
Seni ardımda bırakıp yollara revan olduğumda
"Çok susadım bir yudum su "diye
dilim damağım kuruduğunda
Düşüpte dizlerim kan revan içindeyken
elimi uzatıp boşluğu kucakladığımda anladım
Yazıktır..!!
Gerçek dertlerimin arasında
Bir türkü dolandı dilime
"Neredesin sen ?"
Sessizliğin dipsiz bir kuyu
Yokluğunun kara bir deliğe düşmekle bir olduğunu
Kalbimin yerinde taş taşıdığımda anladım.
"Sana aşık değilim ama cok seviyorum "...
Susuzluğumu dindirmek için kanardım sana..
Dibine bana bana...
Ey yar...
Dilimin pelteklesmiş haliyle
Nasılda pervaneydim yüreğine
Bildiğim halde birgün gideceğini
Yinede sımsıkı tutmaktı o urganı can havliyle.. bile bile..
Şimdi bomboş gözlerle binbir surette seni aramak
Yanımdan geçen her kokuda seni düşlemek
Ve artık yok o derken ardıma bakamamak
Nasıl bir acı..
Çokluğun içinde kocaman bir yokluk..
Neyleyim ki;i bu mazlum sultanın kelâmlarında gizlisin
Ismin cengaver bir hançer
Ve ben onu her seferinde dilime vuruyorum
Gel gòr ki içime içime böyle kanıyorum..
Bıl ki dalıp gittiğin en hafif uykunda
üstüne örtülen benim.
Bastığın her toprakta düşen benim.
Kaldır başını..
Her zaman ki gibi böyle olması gerekiyordu de..
De ki ben de daha beter bastırayım o taşı bağrıma
Bunca çekilen cefa boşa olamaz.!...demek isterdim
Ama...
Boşa giden yıllardı sadece...
Eze eze....
-Gülgün Özel
-inci
-usyinekayıplarda