Bayram sabahları bir başkaydı.

Sabah erkenden kalkar, büyüklerin elini öper, dualar alır, harçlıklarımızı ceplerimize yerleştirirdik. Sonrasında ise en keyifli kısım gelirdi kapı kapı dolaşıp şeker toplamak.

Bayram sabahları bir başkaydı.

Bayram sabahları bir başkaydı.
Daha gözümüzü açmadan içimizi saran heyecan, geceden baş ucumuza koyduğumuz yeni pabuçlarla başlardı. O yeni ayakkabıları giymek, bayramlık kıyafetlerimizi kuşanmak, adeta küçük birer prens ve prenses gibi hissettirirdi. Bayram sadece yeni kıyafetler giymek değildi ki o gün evin her köşesine sinen güzel kokular, anneannelerin, babaannelerin annelerimizin sevgiyle hazırladığı baklavalar, sarmalar ve şekerlemeler de ayrı bir güzellik katardı.

Sabah erkenden kalkar, büyüklerin elini öper, dualar alır, harçlıklarımızı ceplerimize yerleştirirdik. Sonrasında ise en keyifli kısım gelirdi kapı kapı dolaşıp şeker toplamak. Her kapı açıldığında “Şeker mi, para mı ?” diye sormanın verdiği heyecan bizler için ne kadar büyüktü cebimizde biriken rengârenk şekerler aramızda o şekerleri değişmenin paha biçilemez mutluluğu. O yıllarda bayram sadece bir gün değil, günlerce süren coşku, paylaşmanın ve bir arada olmanın en güzel bahanesiydi.

Baya büyük sofralar kurulur, uzaklardan gelen akrabalarla muhabbetler edilirdi. Bizler bahçelerde, sokaklarda bayramın tadını çıkarırken büyükler bayramlarını anlatırlardı, anılar tazelenirdi. Şimdi ise zaman hızla akıyor, gelenekler yavaş yavaş değişiyor nerdeyse yok oluyor. Ama içimizde o eski bayramlara duyduğumuz özlem hiç eksilmiyor. Bilmem o güzel günleri tekrar yaşar mıyı(m)z ? yaşatır mıyız ?

Çocuklarımız da yeni pabuçlarını başucuna koyup heyecanla uyansa, şeker toplamak için kapı kapı dolaşsa ve bayramın asıl güzelliğinin paylaşsa ve bir arada olmak olduğunu öğrense ne güzel olur. Şunu biliyorum ki bayram, en çok da kalpten kalbe geçen o sıcacık duygularla bayram oluyor.

Güzel bayramlar diliyorum.

Ümit Sevdi

 Strateji Üst Düzey Yöneticisi | Chief Strategy Officer