BAYRAM GELDİ… BİZ HÂLÂ ÜÇ KARDEŞ MİYİZ?

Bayramların birleştirici ruhuyla kaleme alınan bu yazı, uzun süredir küs olduğu ağabeyiyle içsel barışı yakalamaya çalışan bir kişinin duygusal yolculuğunu konu alıyor. Bayram, sadece ziyaret değil; vicdanla yüzleşme fırsatıdır.

BAYRAM GELDİ… BİZ HÂLÂ ÜÇ KARDEŞ MİYİZ?

BAYRAM GELDİ… BİZ HÂLÂ ÜÇ KARDEŞ MİYİZ?
Üç kardeşiz. ……tik.
Bir ağabeyimiz var… yaklaşık yirmi yıldır konuşmuyoruz.
Küstü. Bir gün bize "Benim için sadece vukuatlı nüfus suretinde kaldınız" dedi.

*Sahi, biz niye küstük?
Pardon, küsen o! “Peki” diyen biz.

Yıllarca geceleri sabah olunca ona gitmeyi hayal ettim. Sabah kalktığımda vazgeçmiştim.
Böyle böyle bir adım atamadım.
Kararsızlığım onun beni istememe ihtimalinden değildi. Bu kadar sert ve tavizsiz bir duruşu hak edecek bir şey yapmadığımı bilmemdendi.

*Yine de bayramlarda her “Küsler barışsın” cümlesi içime dokundu. "Ben mi hatalıyım?" dedim. Kendimi sorguladım.
Sorunları çözmek hep bir tarafın sorumluluğu mu olmalı? Diğer taraf istemese de peşinden mi koşmalı
Barış iki yürekle mümkündür. Tek taraflıysa adı sadece çaba olur.

Zamanla hayallerimdeki barışma anları da, kavgalar da bitti. Çocuklarının bile benimle görüşmesini yasaklayan bir ağabey için hayaller kurmaktan vazgeçtim.

En zor barışı aynada gördüğümle gerçekleştirdim. Ama kendimle küslüğü sonlandırmanın keyfini alınca özgürleştim.

Bayram yalnızca ziyaret ya da tatil değil.
Bir durup düşünme, hissetme, bağ kurma vaktidir.

* İçtenliğiyle kalbimize dokunan, bizi biraz çocukluğumuza, biraz da vicdanımıza yaklaştıran tüm bayramların ruhuyla…
Kurban Bayramınız kutlu olsun.
Kalbinize iyi gelenlerle karşılaşmanız dileğiyle.

Yıldız Yıldırımtürk, PCC

ICF - PCC Ünvanlı Yönetici & Kariyer Koçu I Eğitmen