Anayasa Mahkemesinin 18.7.2024 tarihli E. B. Başvurusu, (B. No: 2021/10332) ihlal kararı (RG 3.12.2024) :

Dolandırıcılık suçunda hesabı kullanılan sanığın savunması

Anayasa Mahkemesinin 18.7.2024 tarihli E. B. Başvurusu, (B. No: 2021/10332) ihlal kararı (RG 3.12.2024) :

Anayasa Mahkemesinin 18.7.2024 tarihli E. B. Başvurusu, (B. No: 2021/10332) ihlal kararı (RG 3.12.2024) :
Dolandırıcılık suçunda hesabı kullanılan sanığın savunması, Sanığın bu savunmasını destekleyen delil toplatma taleplerinin reddedilmesi / Savunmanın hayatın olağan akışına aykırı ve suçtan kurtulmaya matuf bulunduğu şeklindeki red gerekçelerinin soyut ve kabul edilemez olduğu / Bu haliyle delil toplatma taleplerinin reddi silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerini ihlal etmiştir.
Özeti:
“Başvurucu hakkında telefonla aranan müştekiyi bankadan olan masraf vs kesintileri alabileceğinden bahisle dolandırdığı iddiasıyla nitelikli dolandırıcılıktan iddianame düzenlenerek dava açılmış, bu yargılamada cezayı azaltabilecek ya da ortadan kaldırabilecek olguların araştırılması taleplerinin reddedilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu aşamalarda, kendisinin suçu işlemediğini, mahalleden tanıdığı FS adlı arkadaşının kredi borcu olduğundan bahisle hesabına amcasından gelecek parayı yönlendireceğini, çekip kendisine getirmesini istediği, onun da bu arkadaşının talebini yerine getirdiği, dolandırıcılık suçunu işlemediğini, asıl sorumlunun FS olduğunu savunmuş ve bu kişiye ilişkin bilgileri paylaşmıştır.
Yerel Mahkeme, müştekinin para yatırdığı hesap bilgilerini başvurucunun F.S. isimli arkadaşına verdiğine yönelik savunmasına karşılık “sanık savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu” şeklindeki gerekçe ile başvurucu hakkında mahkûmiyet kararı vermiştir.
Başvurucu, aşamalardaki beyanlarında eylemi gerçekleştiren kişinin F.S. olduğunu, F.S.nin kendisini de dolandırdığını ileri sürmüş; FS’ye ait olduğunu iddia ettiği sosyal medya hesabını ve fotoğraflarını kolluk görevlilerine bildirmiş, ayrıca kamera kayıtlarının getirtilmesi gibi taleplerde bulunmuştur. Dahası başvurucu, duruşmada sırasında FS’ye ait olduğunu ileri sürdüğü bir cep telefonu numarasını da mahkemeye bildirmiştir.
Bu delil ve talepler karşısında, adı geçen kişinin kimlik ve adres bilgilerinin tespiti hususunda soruşturma evresinde delillerin toplanması gerektiği hâlde Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yeterli araştırma yapılmadığı görülmüştür. Bunun yanında başvurucunun anılan hususlarda ileri sürdüğü talepler mahkeme tarafından soyut gerekçelerle reddedilmiş ve başvurucu, iddia makamı karşısında dezavantajlı duruma düşürülmüştür. Bu koşullarda mahkemenin izlediği yöntemin silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin gereklerine uygun olmadığı açıktır.
Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar vermiştir…”

Mehmet Talha Işık

Avukat-Dokuz Eylül Hukuk | Cardiff University LLM Candidate