AMERİKA SEYAHATİ

Amerika’nın farklı yüzleri: Teknoloji ve dinamizmin merkezi New York’tan, kendi rutininde yaşayan banliyölere. ABD’nin süper güç olmasını sağlayan sentez nasıl oluşuyor?

AMERİKA SEYAHATİ

New York'a gidiyorum tatile.
Bir arkadaşım var Türk, yılardır New Jersey'de yaşıyor.
Bir kaç gün de onlarda kalacağım. Sık görüstükleri komşuları var bizimkileri mangal davet ediyorlar. Kambersiz dügün olmaz; ben de gidiyorum;)

Amerikalıların tuhafıma giden abartılı davranışları oluyor bazen. Beni sanki kırk yıllardır görmedikleri biri çıkıp ansızın gelmiş gibi karşılıyorlar. Sürekli bir şaşkınlık içindeymiş gibi halleri, gözlerini açarak, ağızlarını yayarak konuşmaları.
Neredeyse her cümlenin başına, "Realy, Wow, OMG" olması...

Misal desem ki, "bugün yağmur yağacakmış" gösterdikleri reaksiyonun uzay boşluğundan kopup gelen ve dünyamızın etkisine alacak manyetik bir fırtına haberi gibi karşılayabilirler.

Neyse lafı uzatmayayım. Sosyalleşmenin en temel basamağı için hazırlıklar yapılıyor. Erkeklerin mangalın başında sohbette, kadınların mutfak telaşında falan. Masa kuruluyor, etler pişiyor, çocuklar bahçede birbirlerini kovalıyor. Yeniyor, içiliyor, hoş sohbetler ediliyor.

Evlerine ilk defa Türkiye'den gelmiş biri var, bu kadar yolu bu kadar kısa bir zaman için gelmiş olmama çok şaşırıyorlar.
Daha evvel Türkiye’yi görmemişler. Avrupa'ya gitmemişler. Birkaçı Meksika'da tatil yapmış, aralarında Florida'yı görenlerde olmuş.

Sohbet sohbeti açıyor.
Doğma büyüme Jerseyli komşular benim New York'u nasıl bulduğumu merak ediyorlar.

Avrupa'ya falan gitmemişler ok ama evlerden 1,5 saat mesafedeki New York'a da hiç gitmemişler. Manhattan'ı hiç görmemişler. Bir kere gitmiş bir başka komşu, Manhattan'da park edecek yer bulamadığını anlatırken, "terrible" diyor.
Öbürü OMG diye söze giriyor, dünyanın en büyük sorunu ile karşılaşan çözüm bulmak için laboratuvarda günlerce sabahlamak zorunda kalan bilim insanı edasıyla.
Neyseki çocukları okul Metropolitian Müzesi'ne falan götürmüş.

Harika misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum gerçekten evlerinde rahat hissettiriyorlar kendimi.

Dönüş yolunda giderken arkadaşıma, "Ben ne yaşadım şimdi" diyorum.

Kahkaha atıyor. Eğer NewYork'da çalışmıyor ise çoğu Jerseyli'nin belki bir kere bile görmemiş olması normal diyor.
Ekranlarda gördüğü NewYork'dan çekiniyor, kaotik geliyor.
Merak etmiyor, rutininden hiç çıkmıyor.
Amerika'nın gerçeği bu Onur diyor bana. Doğup büyüdükleri yerden pek ayrılmadan, kendi küçük dünyalarında bir döngü içinde yaşamak.

*

Buradan bakınca Amerika bize farklı gözüküyor. Oysa içinde farklı dünyaları barındırıyor.
Bir tarafta teknoloji, sanat, ilerleme, dinamizmi temsil eden öte tarafta kasabalara sıkışmış gelenekselliğin iç içe geçtiği bir mozaik.

Amerika'nın dünyaya hükmeden gücü esasen küçük bir azınlık tarafından sürükleniyor. Bilim insanları, girişimciler, sanatçılar, yaratıcı beyinler.

Dünyanın en iyi üniversiteleri Amerika'da olsa da, ortalama bir Amerikalı'nın eğitimi oldukça yüzeysel lakin yaratıkları sistem öyle iyi çalışıyor ki, dünyanın pek çok yerinden parlak beyinler yine Amerika'ya göç ediyor.

Amerika'yı süper güç yapan işte bu sentezden başka şey değil gibime geliyor..

Onur Küçükkaramıklı

 Co-Founder at SONA Underwater Dive Technology