Almanya’da İşten Çıkarılmak: Bir Göçmen İşçinin Gerçek Hikâyesi
Almanya’da işten çıkarılan bir Türk işçinin yaşadıkları, göçmen emeğinin nasıl sömürüldüğünü ve Türk işverenlerin bu süreçte oynadığı rolü ortaya koyuyor. Yazı, benzer durumdaki göçmenlere rehberlik etmeyi amaçlıyor.
Almanya da işten çıkarılmak
Bölüm 1
Olayları kendi yaşadıklarımız özelinde anlattım. Genelleme olarak algılanmasın lütfen.
Yaklaşık bir senelik mücadeleden sonra eşimle açtığımız davaları kazanmış olarak süreç hakkında bilgisi olmayan ya da böyle bir durumda nasıl mücadele edileceğini bilmeyen takipçilerimle bu serüveni paylaşmak istedim. İnanıyorum ki bir çok kişiye faydası olacaktır.
Ne yazık ki Almanya'da Türk zihniyeti diye bir şey var. Bunu üzülerek söylüyorum. Dünyada genel bir ahlaki çöküş var evet. Dönüp geldiğimde gördüm ki ülkem de bıraktığım gibi değil. Türkiye de almış başını gitmiş ki bu maceraya bir başka yazıda gireceğim (Bu arada beni tanıyanlar ne kadar milliyetçi, vatansever ve Türk olmakla gurur duyan biri olduğumu bilir o yüzden gereksiz yere linçlemeyin).
Almanya'da doğup büyüyen Türkler sonradan gelenlere her kesimden daha fazla ırkçılık yapıyor ki bu en şaşırdığımız ve darbe yediğimiz kısım oldu ha bir de arkadaşımız dostumuz diye güvenmeyin (iş arkadaşlarınıza özellikle) böyle bir süreçte aynı sofrada yemek yedikleriniz bir anda arkanızdan iftiralar sallayan ifadeler veren insanlara (burada mahluk kelimesini kendime yakıştıramadığımdan insan kelimesini kullanıyorum) dönüşüyorlar.
İşverenler (tabi ki anlattığım duruma uyanlar üzerine alabilirler ama burada özellikle Türk şirketleri üzerine genelleme yapabilirim ki google a yazarsanız zaten durumun vehametini anlarsınız) siz oraya gidene kadar ellerinden geleni yapıyorlar (bu kısmı da ya aracı firmalar yapıyor ya da kendilerine işçi getirmesi için "şirketle aynı isim ama başka uzantıda" başka şirket açıyorlar). Buraya dikkat olayın en can alıcı kısmı bu. Çünkü siz aynı firmada çalıştığınızı sanıyorsunuz çünkü ana isim aynı fakat arka planda kiralama yapıyor gösteriyorlar bunun için de size başka bir sözleşme imzalatıyorlar. Bu şekilde hem hak iddia edemiyorsunuz, hem sürekli yeni sözleşmeyle 6 aylık işten çıkarma süresinin yasal olarak içinde kalıyorlar, hem tazminattan, hem vergiden, hem de izin paralarınızdan kurtuluyorlar. Günün sonunda sizi 6 şar aylık çalışma vizeleriyle maksimum 2 sene Almanya da tutabiliyorlar ve vizenizin bitmesine günler kala sizi işten çıkarıyorlar.
Düşündükleri şu;
- Bilmediğiniz bir ülkedesiniz
-Yasalarına ve diline hakim değilsiniz (genellikle bu işlerine geliyor)
- Özellikle mavi yaka olduğunda ballı lokma tatlısı
- Çalışmaktan ve işverenin gözünün içine bakmaktan zaten sosyal çevre edinemiyorsunuz ki öyle bir çevre de yok.
- Aldığınız maaş dışında elden ödeme yaparak üst segmenti de tutuyorlar
- Bir sabah ansızın kendinizi kapının önünde buluyorsunuz ve o andan sonra hiç kimsenin umurunda değilsiniz.
(Ha herkesi mi tabi ki değil. Kraldan çok kralcı olduğunuz sürece sorun yok).
Ne tazminat, ne izin, ne ihbar, ne kıdem orada böyle haklarınız yok. Olanları da alamıyorsunuz. Tabi eğer dava açmazsanız...
(Eğer haklı olan sizseniz Alman adaletinin önünde şapkamı çıkarıyorum kesinlikle hakkınızı alıyorsunuz).
Bir işçiden bu şekilde olunca, onlarca belki yüzlerce işçideki sirkülasyonu siz hesaplayın. Hesaplayın ki size gelen ilk teklifte bana yurtdışından teklif geldi diye zıplamayın. Oturun düşünün araştırın. Şimdilik bu kadar.
Bir sonraki yazımda işten çıkarılır çıkarılmaz yapmanız gerekenlerle ilgili naçizane tavsiyelerde bulunacağım. Hayat kurtarır inanın ve bilinçli insanlar arttıkça işveren zorbalığı da bir umut azalır belki... Binbir hayalle çalışmaya giden herkesin genellikle hayalkırıklığı ile geri döndüğünü de bilin.
Not: Bu söylediklerim orta sınıf çalışıp, ekmeğini çıkarmaya çalışan segment içindir. Çift pasaportu olup, 3 dil bilip, yıllarca yurtdışında el üstünde tutulan üst segmente saygılarımı sunuyorum. Oradan muhtemelen burada neler oluyor diye aşağılara pek bakmıyorlardır. E herkes işinde gücünde ekmeğinden tabi.
Bir yerde okumuştum
"Kiminin ekmeği bayat, kiminin pırlantası ufak"
Bizim işimiz, ekmeği bayat olanlarla.
Şimdilik sevgiyle kalın...
- medirevo.com.tr/TR55426702 (Şirket)
- medirevoworld.com (Kişisel)
-













