Almanya ve Türkiye’de Çocuk Eğitimi: Farklı Sistemler, Farklı Sonuçlar
Almanya ve Türkiye’de çocukların topluma kazandırılma süreçleri nasıl işliyor? Eğitim sistemlerinin çocukların günlük hayattaki gelişimine etkilerini inceledik.
Sevgili Turkish Expats,
Büyük oğlum geçen gün sınıfla geziye, Hamburg üniversite kliniğinin çocuklar için hazırlanmış özel bir bölümüne gitti: Teddybärklinik, yani oyuncak ayı kliniği.
Her çocuk yanında bir peluş oyuncak getiriyor, hepsine bir hastalık uyduruluyor ve hastanede tıp öğrencileri tarafından tedavisi yapılıyor. Bizim maymun beyin sarsıntısı geçirmiş ve bacağı kırılmış. Hazır gitmişken, tüm gerekli aşıları da yapılmış, aşı kartı ile beraber geldi. Tedavi raporu elimde. Kafası ve bacağı halen sargili.
Amaç, çocukların yolu hastaneye düşerse, korkmamaları, hastanedeki düzeni ve akışı anlamaları. Devlet hastanesi olduğu için, tabii ki ücretsiz.
Küçük oğlum anaokulu ile en az haftada bir gezide. Gezilere, otobüs, metro, tren, hep toplu taşıma ile gidiyorlar.
İlkokulda trafik eğitimi var ve bitmeden hem teori hem pratik bölümü olan “bisiklet ehliyet sınavı” ile, trafik kurallarını öğrenip öğrenmedikleri test ediliyor.
Yüzme çoğu okulda eğitim planının parçası. Çocuklar hem yüzme öğreniyor, hem de örneğin havuza duş almadan girilmeyeceğini.
Almanlar, çok kuralcı, özellikle toplum hayatında birbirlerine karşı çok saygılı diyoruz ya. Bence sistem bunu çok erken yaşta çocuklara verdiği için. Daha anaokulu yaşında, metroya binerken, önce inenlere yol vereceklerini öğretmenlerinden duydukları, bir hastanede nelere dikkat etmeleri gerektiğini ilkokul yaşında öğrendikleri için.
Türkiye’de ise, benim gözlemlediğim, imkanı olan kişiler, çocukları çok daha korunaklı yetiştiriyor; çocuklar çok daha az topluluk içinde hareket etme imkanı buluyor. Devlet okullarında ise bu tarz imkanlar zaten yok. Bu nedenle anne babalar kendileri çaba göstermezse, çocuklar bir çok şeyi öğrenme fırsatı bulamıyor. Hayata karıştıkları yaşlarda ise, zaten kimsenin kuralları saymadığı bir dünyada varolmaya çalışıyorlar. Buradaysa, sistem, sizin imkanınız olmasa da, çoğu şeyi çocuklara öğretebiliyor.
Siz de benzer gözlemler yaptınız mı?
Sizce iki ülkedeki varolan sistem çocukların eğitim öğretimini nasıl şekillendiriyor?









