ADALETİN GERİ DÖNÜLEMEZ SINIRI
İdam cezası, geri dönülemez niteliği itibariyle ceza hukukunda en ağır yaptırım olarak kabul edilir.
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / HUKUK
Son günlerde sosyal medyada “idam cezası” üzerine hukukçuların yapmış olduğu çeşitli tartışmalara denk geliyorum. Bir kaç kelam da ben edeyim dedim.
İdam cezası, geri dönülemez niteliği itibariyle ceza hukukunda en ağır yaptırım olarak kabul edilir. Hukuki açıdan bakıldığında, bir cezanın infaz edildikten sonra telafisinin mümkün olmaması, adil yargılanma hakkı ve hukuki güvenceler açısından büyük riskler barındırır. Hukuk sistemleri, hata yapma ihtimalini tamamen ortadan kaldıracak bir kesinliğe sahip değildir. Bu nedenle, yanlış bir yargı kararı ile verilen idam cezası, geri dönüşü olmayan bir adaletsizliğe yol açar!
İnsan hakları perspektifinden değerlendirildiğinde ise idam cezası, yaşam hakkının mutlak dokunulmazlığı ilkesine aykırıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri başta olmak üzere, birçok uluslararası sözleşme idam cezasının kaldırılmasını öngörmektedir. Bir devletin, bireyin yaşam hakkını elinden alması, insan onuruyla bağdaşmayan bir ceza anlayışının ürünü olarak görülmektedir.
Neticeten; hukuk sistemlerinin yanılma payı, adil yargılanma hakkının ihlali riski ve insan haklarının korunması gerekliliği göz önüne alındığında, idam cezasının kabul edilmesi hukuki ve etik açıdan büyük sakıncalar doğurmaktadır. Devletin temel görevi, bireylerin haklarını korumak ve adaleti sağlamak iken, geri dönüşü olmayan bir ceza yöntemiyle bunu sağlamaya çalışmak, hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmaz.











