16 Mart: Vicdan, Doğruluk ve Öğretmenlik Üzerine...
16 Mart Öğretmen Okullarının kuruluş yıldönümünde, öğretmenliğin yalnızca bir meslek değil, bir vicdan ve fedakârlık işi olduğunu vurguluyoruz. Öğretmenlerimizin tarihteki yeri ve bugünkü mücadelesi üzerine düşündüren bir yazı.
Vicdanlı Dosdoğru Öğretmenlerim...
Öğretmenlik sadece bir meslek değildir.
Meslek demek bile yanlış olur.
Öğretmenlik bir sanattır, bir hizmettir, bir vicdan işidir.
Öğretmen, sadece müfredatı aktaran bir kişi değildir.
O bir modeldir.
Her hareketi, her sözü, her tavrı, öğrencisinin geleceğini şekillendiren bir fırça darbesidir.
Öyle ki, bazı öğretmenler vardır, diplomaları duvarlarda değil, öğrencilerinin hayatlarında asılıdır.
Benim öğretmenlerim...
Bazısı üniversite mezunu bile değildi.
Bazıları, kara tahtanın başında ders anlatırken, kendi öğrenim yolculuklarını da sürdürüyordu.
Okuyarak, çalışarak, çabalayarak...
Bir yandan öğretirken, bir yandan öğreniyorlardı.
Onlar sadece bilgi değil, azim, fedakârlık ve vicdan öğrettiler bize.
Tarih bize gösteriyor ki, modernleşme yolunda en büyük adımlar öğretmen yetiştirme süreçlerinde atıldı.
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bu köklü serüven, öğretmenlerin omuzlarında yükseldi.
16 Mart 1848’de Darülmuallimin ile başlayan öğretmen okulları, bir devletin geleceğini şekillendirmek için açılmış kutsal kapılardı.
Cumhuriyet’le birlikte bu miras, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yeni nesil, öğretmenlerin eseri olacaktır!” sözüyle taçlandı.
Ama bugün öğretmenlerimizin hak ettiği değeri gördüğünü söyleyebilir miyiz?
Öğretmen yetiştirme sistemimiz köklerinden koparıldı, atamalar sözleşmeye mahkûm edildi, öğretmenlik mesleği ekonomik kaygılar içinde boğuldu.
Oysa, bir ülkenin geleceğini inşa eden eller, saygıyı, güvenceyi ve en önemlisi vicdanı hak eder.
Bugün, 16 Mart.
Öğretmen Okullarının kuruluş yıldönümü.
Aynı zamanda, Dünya Vicdan Günü.
Ve belki de bir tesadüf değildir.
Bugün aynı zamanda "Dünya Yaptığın Her Şey Doğru Günü".
Çünkü öğretmenlik, vicdanın mesleğe dönüşmüş hâlidir.
Çünkü gerçek bir öğretmen, doğruyu yalnızca anlatmaz; doğruyu yaşar, doğruyu gösterir, doğruyu hissettirir.
Benim öğretmenlerim de öyleydi.
Eksikleri vardı belki ama vicdanları tamdı.
Bizleri en güzel duygularla, en büyük fedakârlıklarla yetiştirdiler.
Bugün bu satırları yazıyorsam, onların emeği sayesindedir.
İşte bu yüzden, eğitime, öğretmene ve vicdana sahip çıkmak, bir ülkenin geleceğine sahip çıkmaktır.
Çünkü öğretmen, bir toplumun en güçlü mimarıdır.
Öğretmenlerime saygıyla, minnetle, özlemle...
Vicdan, doğruluk ve eğitim…
Geleceği inşa eden öğretmenlerimizin mirasını, adalet için mücadele eden vicdan sahiplerini, doğruluğun ışığında yürüyenleri hatırlamak için haydi aşağıdaki makaleye!
Dr. Ejder ORMANCI
Değişim Yönetimi Lideri & Kurucu @ DNO Değişim Yönetim Danışmanlık- ejderormanci.com (Kişisel)
- dnoconsulting.com (Şirket)









