10 yıl önce Türkiye’ye sığınmıştı... Dört çocuk babası Nurali ölüme gönderildi

Göç İdaresi Başkanlığı ise ölüme gönderilen Nurali'nin akıbeti hakkındaki sorularımıza sessiz kaldı.

10 yıl önce Türkiye’ye sığınmıştı... Dört çocuk babası Nurali ölüme gönderildi

Karar Gazetesinden Merve Şişman'ın haberinde Özbekistan'da siyasi baskıya maruz kalan ve dini özgürlüğü elinden alınan 4 çocuk babası Nurali Rustamov, ailesiyle birlikte 10 senedir Türkiye'de yaşarken abisinin aranması olduğu için 'deport' edildi. KARAR'a konuşan TÜRKİSTANDER Başkanı Burhan Kavuncu da Nurali'nin daha önce 12 gün gözaltına tutularak abisinin nerede olduğu sorularına yanıt vermediği için işkenceye maruz kaldığını öne sürdü. Göç İdaresi Başkanlığı ise ölüme gönderilen Nurali'nin akıbeti hakkındaki sorularımıza sessiz kaldı.

MERVE ŞİŞMAN

Özbekistan'ın siyasi baskılarına ve dini özgürlük kısıtlamalarına maruz kalan Nurali Rustamov, 2014 yılında ailesiyle birlikte Türkiye'ye yasal yollardan gelerek yeni bir hayat kurmaya karar vermişti. Buhara doğumlu olan Rustamov, Türk kökenli bir aileye mensup olup, ülkesindeki 'otoriter rejim' nedeniyle yurt dışına gitti. Önce Rusya'ya sonra da Türkiye'ye sığınan 4 çocuk babası Rustamov şimdi ise ailesinden koparılarak ölüme gönderildi.

2006 yılında Eczacılık eğitimine başladığı fakülteyi siyasi baskılar yüzünden yarıda bırakmak zorunda kalan Rustamov, 2010 yılında Rusya'da gitti ve orada inşaat işcisi olarak 4 yıl çalıştı. Daha sonra Türkiye'ye göç etti. Türkiye'ye geldikten sonra Rustamov, hiçbir suça karışmadan 10 yılı aşkın bir süre hayat sürdürdü.

Rustamov'un Türkiye'ye gelmesinin arkasındaki temel nedenlerden biri, Özbekistan'da yaşanan siyasi muhalefete imkan tanımayan otoriter rejim ve dini özgürlüklerin kısıtlanmasıydı. Türkiye'ye yerleştikten sonra Rustamov, eşiyle birlikte dört çocuğunu Türk devlet okullarında eğitime gönderdi.

yeni-proje-9.jpg

Nurali Rustamov'un eşi ve 4 çocuğu Türkiye'de göçmen statüsünü alarak yaşamaya devam ederken Rustamov, abisinin arama kararı olduğu için Özbekistan'a gönderildi.

yeni-proje-5-002.jpg
Nurali Rustamov ve çocuğu

Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği Başkanı Burhan Kavuncu, Türkiye'deki yetkili makamların Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan gibi ülkelerin hazırladığı 'suçlu listelerine' itibar etmemesi çağrısında bulundu.

yeni-proje-13-001.jpg

Bu üç ülkenin dünya basınında 'otoriter rejim' olarak sınıflandırıldığına dikkat çeken Kavuncu, ailesinden koparılarak Özbekistan'a zorla gönderilen Nurali Rustamov'un acı dolu hayat hikayesini KARAR'a anlattı.

yeni-proje-8-001.jpg

Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği Başkanı Burhan Kavuncu da KARAR'a yaptığı açıklamada Rustamov'un hayati tehlikesinin olduğuna dikkat çekti. Kavuncu, Rustamov'un daha önce 12 gün gözaltına alındığını ve abisinin nerede olduğu sorularına yanıt vermediği için işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını söyledi.

Kavuncu'nun açıklamalarına göre, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan gibi ülkelerdeki otoriter rejimler, vatandaşları üzerindeki baskılarını artırmış durumda. Özellikle dini özgürlüklerin kısıtlandığı ve insan hakları ihlallerinin yaşandığı belirtilen bu ülkelerdeki Türkistanlılar, zulüm gördükleri gerekçesiyle Türkiye'ye sığınmışlar. Ancak Türkiye'de de durumun pek iç açıcı olmadığını dile getiren Kavuncu, Göç İdaresi'nin Türkistanlı göçmenlere karşı hukuk dışı uygulamalarda bulunduğunu iddia etti.

ÜLKELERİNE GÖNDERİLDİĞİNDE 'HUKUK DIŞI MUAMELE GÖRECEĞİNİ İSPATLAMASI' İSTENİYOR

KARAR'a konuşan Burhan Kavuncu hukuk dışı uygulamaları şu sözlerle özetledi: "Göç İdaresi kendi web sitesinde “Menşei ülke raporu: Özbekistan” başlıklı raporunda, dini eğitim ve yaşayışa müdahalelerin devam ettiğini, mevcut uygulamaların hukuka aykırılıklarını, insan hakları ihlallerini anlatıyor. Buna rağmen Göç İdaresi Başkanlığı, sınır dışı kararı verilen göçmenlerden “ülkeye gönderildiğinde hukuk dışı muamele göreceğini ispatlamasını” istiyor. Bunu yapanları da dinlemeden GGM’lere kapatıyor ve işlemlere devam ediyor."

whatsapp-image-2024-07-10-at-15-30-28.jpeg

İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE İDDİASI

Son dönemde Türkistanlıların sınır dışı edilmeye başlandığına dair haberlerin arttığını belirten Kavuncu, Türkiye'deki Geri Gönderme Merkezleri'nin (GGM) adeta toplama kamplarına dönüştüğünü söyledi. Bu merkezlerde işkence ve kötü muamele iddialarının yer aldığına dikkat çeken Kavuncu, Türkiye'nin uluslararası insan hakları standartlarına uygun hareket etmediğini savundu.

yeni-proje-2-001.jpg

ÜLKELERDEKİ BASKILARDAN KAÇANLAR GERİ GÖNDERİLİYOR

"Bu ülkelerdeki baskılardan kaçan az sayıda göçmen Türkiye’ye sığınmış durumda. Burada da Göç İdaresi ile köşe kapmaca oynuyoruz. 2014’lerde 'insani ikamet izni' verilen Türkistanlı göçmenlerin bu izinleri son bir seneden beri uzatılmıyor. Yani 'düzenli göçmenler' Göç İdaresi tarafından 'düzensiz göçmene' dönüştürülüyor. Çocukları okullara alınmıyor. Kendileri sokağa bile çıkamıyor. Çıkanlar yakalanıp “sınır dışı kararı” verilerek GGM’lere kapatılıyor." diyen Kavuncu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son aylarda bu üç ülkeden gelen listelerde yer alan isimler evlerinden toplanarak sınır dışı işlemi yapılmaya başlandı. Göç Idaresi’ni ‘gestapo’ İdaresine benzetmemizden rahatsızlar ama, GGM’lerde yapılan işkenceler, bazı görevlilerin “burasını toplama kampı yapacağız” beyanları maalesef bizi doğruluyor.

'GERİ GÖNDERME MERKEZLERİ İŞKENCEYLE ÜN KAZANMIŞ DURUMDA'

Geri Gönderme Merkezleri, hukuken hapishane değil, mahkeme kararı olmaksızın, idari tedbir kararıyla göçmenlerin misafir edilecekleri yer olması lazım. Ama şu anda kapasitesinin 2-3 katı ‘misafire’ hapishane değil toplama kampı olarak ‘hizmet’ veriyor. Erzurum, Aydın, İzmir ve daha bir çok GGM, işkenceleriyle ün kazanmış durumda."

yeni-proje-4-001.jpg

GÖÇ İDARESİ BAŞKANLIĞI SORULARIMIZA YANIT VERMEDİ

4 çocuk babası Nurali Rustamov'un durumu hakkında İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı'na sorular yönelttik. 'Nurali Rustamov neden Özbekistan'a gönderildi, bir suçu mu vardı? Kendisine neden göçmen statüsü verilmedi?' gibi sorulara cevap aradık. Göç İdaresi Başkanlığı'ndaki yetkili isimler ise önce konuya ilişkin bilgi vereceklerini belirtti. Daha sonra ise KARAR'ın telefonları yanıtsız bırakıldı.