SOLYANIM ACIYOR ANNEM

Büyük bir deprem fırtınasına tutulduk. Mahşer yerini gördük.

SOLYANIM ACIYOR ANNEM
Nasıl büyük bir sınav bu, cevapları kayıp…Nasıl bir hata yaptık öde öde bitmiyor.

Büyük bir deprem fırtınasına tutulduk. Mahşer yerini gördük.
Japon bilim insanları açıklamış. Bu derinlikte, bu sürede, bu ölçekte üst üste ana deprem 2000 yıllık dünya geçmişinde emsali görülmemiş.

Evet eksik kaldı kriz yönetimi, kendileri de kabul etti. Depremi siyaset malzemesi yapan herkese var bir atıfım.

Koyun can derdindeyken, kasaplar kenara çekilebilir mi lütfen!

Ülke çapında seferberlik ilan edilmeliydi ilk gün.
İşin ehli insanlar derhal göreve çağrılmalıydı.

Doğuyu yeşertmek için batıdaki hayat durdurulmalıydı az biraz.

Onay proseslerine takılmasaydı profesyonel gönüllüler.
Panik atak hastalığına yakalanmasın diye psikolog gönderilseydi nefes alanlara.
Onlarca tonun altından çıkıp, sessiz sedasız donarak ölmeseydi insanlık.
Hipotermi kavramı hangi literatürde olduğunu kimse bilmeseydi keşke.

Yapay zekaları, klonlamaları, insansız hava araçlarını yapacağına,sismik yer hareketlerini saatler önceden haber veren alet edevat mucitliğine çalışsaydı üst akıl.

Bir çırpıda kaçak yapıya imar afları getirilmeseydi keşke. Dikey süzülen gökdelenlerin altından geçen fay hatlarının cebirsel hesabı yapılsaydı mesela.Onaylara imza atan o eller titreseydi.

Savaşta Kahramanlık ünvânı verilen Maraş’ımın bedeli böyle ödenmeseydi.

Topraklarımıza katılan son şehir Hatay’ım her metrekaresi can kırıkları ile dolmasaydı. Hatay meselesi sadece Atatürk’ün şahsi meselesi değil hepimizin milli meselesi olsaydı.

Ülkemizin gurme restorant şehri, baklavasıyla ülkenin ağızını tatlandıran, Gaziantep’im açlıkla sınanmasaydı keşke.

Yer fıstığını kökünden kazıyan Osmaniye’m-Adana’m sevdiklerini pamuk tarlasına koyar gibi kara toprağa bırakmasaydı.

Doğunun Paris’i romantik bir şehrisin Diyarbekir’im. Hanların, On gözlü köprün, Malabadin,Ulucamin, o güzelliğini toz bulutu mu kapladı?

Malatya Malatya bulunmaz eşin diye adına türküler yazılan şekerparem Malatya’m ah neredesin?

Sen peygamberler şehrisin Şanlıurfa’m, mucizelere tanık oldu balıklı gölün bu yıkıma nasıl tanık olduk biz.

Nemrut gibi asma yüzünü Adıyaman’ım. Daha nice güzel gün doğuşu ve batışını izleyeceğiz biz.

Ahhh Kilis’im kendi nüfusundan daha çok sığınmacı barındıran misafirperver şehrim.

10 tane il eş zamanlı dümdüz oldu. Dünyada hiçbir devletin görmediği bir acıyı yaşıyoruz.

Bugün Yunanistan dünya basını önünde “ben seni sevduğumu dünyalara bildirdim” türküsünü Türkçe yayınlıyorsa, Pakistan bakanları maaşlarını yardım fonuna aktarıyorsa, okyanus ötesinden insanlar geliyorsa, depremlerin kitabını yazmış Japonya en iyi adamlarını gönderiyorsa, Azerbaycan gözyaşlarını gizleyemiyorsa,onlarca ülke mühendislerini, akut ekibini gönderiyorsa, işsiz vatandaşımız çorbaya tuz atmak için koşuyorsa, insanlar yemek yerken utanıyorsa, başını koyduğu yastık musalla taşına dönüyorsa bu insanlık kaybolmaya yüz tuttuğu yerden yeniden doğmuştur. Bu büyük gazamız mübarek olsun.

Seyhan Özgün

Nuts & Dried Fruits Marketing Group Manager