Goethe der ki; Dünya, üzerinde yaşayan iyi insanlar için bir cehennemdir..
Tüm bu olumsuzluklar yaşanırken, beynimiz ne yapıyor biliyor musunuz?

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
Editor Temmuz 4, 2020 0
Editor Haziran 18, 2020 0
Editor Temmuz 1, 2020 0
Editor Temmuz 4, 2020 0
Editor Haziran 15, 2020 0
Editor Ağustos 5, 2023 0
Editor Ağustos 1, 2023 0
Editor Ağustos 1, 2023 0
Editor Temmuz 25, 2023 0
Editor Ağustos 15, 2021 0
Selde kaybolanların sayısı ise hâlâ bilinmiyor. Bozkurt'tan izlenimler…
Editor Mart 23, 2020 0
PROMOSYON BEDELLERİNİ HESAPLARINA YATIRIYORUZ.
Editor Mart 2, 2021 0
Yoksa değişimler ve dönüşümler “Hiç Bitmio” mu?
Editor Ocak 19, 2020 0
Vefat eden eski Başbakan Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit, son yolculuğuna uğurlandı....
Editor Temmuz 23, 2021 0
“Nihayet biraz gün ışığının tadını çıkarma zamanı. Hublot güneye iniyor!
Editor Ağustos 7, 2021 0
Türkiye’de orman yangınlarının etkili olmasıyla birlikte TEMA Vakfı bir fidan bağışı...
Editor Nisan 27, 2021 0
Tam kapanmadan muaf olacak kişilerin ve yerlerin de listesi yer aldı.
Editor Haziran 5, 2020 0
Yaz aylarının en güçlü aksesuarı güneş gözlükleri modern, klasik, iddialı seçeneklerle...
Editor Mart 20, 2021 0
(ULİKAD) Başkanı Ömer Niziplioğlu’nun, Türkiye’nin gelirini artıracak 10 önerisi şöyle:
Editor Şubat 11, 2021 0
“LAİKLİK, TOPLUMSAL BARIŞIN PRENSİBİ”
Tüm bu olumsuzluklar yaşanırken, beynimiz ne yapıyor biliyor musunuz? Kötü anıları hatırlamama üzerine kurulu bir yapıda (eğer ayarları bozulmamışsa). Yaşlı insanların genelde daha fazla mutlu olduğunu görürsünüz. Ya da yaşınız benim gibi biraz olsun ilerlemeye başlamışsa hatırladıklarınız hep ama hep güzel şeyler olur. Çocuklukta yaşadığınız bahçeli evin kapsının üzerindeki hanımellerini hatırlarsınız mesela. Çiçeklerinin dibindeki balı tattığınızı.. Her Pazar, annenizin tüm ailenize canhıraş kahvaltı hazırladığını.. O sırada babanızın annenize yardım edip, örneğin yumurtalı ekmek kızarttığı günlere gidersiniz. Benim gibi orta gelirli bir aileden geliyorsanız, haftasonları bir gün bile olsa ailece Eminönü'ne gezmeye gittiğiniz zamanları hatırlarsınız. Sultanahmet Camii'nin o büyüleciyi havasını soluduğunuzu, Yerebatan Sarnıcı'ndaki koi balıklarını hatırlarsınız.. Daha gerilere gittiğinizde, üniversiteye gittiğim yıllarda halen kartpostallarla mektup gönderme alışkanlığı bitmediğinden, PTT'den üzerinde pulla sevdiklerinizin size gösterdiği sevginin karşılığında muhteşem yazılar alırsınız. Sayfalar dolusu yazılar.. Okurken, özlemden gözleriniz dolar, okuma bittikten sonra bir kaç dakika durursunuz. Ya da ne bileyim sokaklarda hızlı hızlı yürürken, aynı parçayı kulaklıklarla belki 100 defa dinlediğiniz zamanlara gidersiniz. Bir ormana girdiğinizde ormanın kokusunu hatırlarsınız. Papatyaların açtığı zaman, papatya dolu bir düzlükte sırf papatyalar ezilmesin diye o düzlüğe uzanamadığınızı.. Yediğiniz küçücük gofretin çöpünü, sırf çöp bulamadığınız için saatlerce cebinizde taşıdığınız zamanlara gidersiniz.. Yaparsınız bunları.. Çocukluk arkadaşınızın evinin kapısına gittiğinde, onun hazırlanmasını dakikalarca beklediğinizi, heyecanla belki de bir kaç sokak ötedeki bir kafeye gittiğinizi hatırlarsınız mesela. Birlikte içtiğiniz kahvenin kokusunu, kafede çalan ve sizi alıp götüren müzikleri hatırlarsınız.. Ailenizle yazlığa gittiğinizde, ilk gittiğiniz gün sahile ilk gidişinizde, kumsalı ilk gördüğünüz andaki heyecanlarınızı hatırlarsınız. Komşunuzun size sarma ile geldiği zamanlara gidersiniz mesela. O sarmalardan, daha sofraya gelmeden mutfakta bir iki tane atıştırdığınızı..
Yatağınızda ağladığınızda yastığın ıslandığını hatırlarsınız ama neden sizi o kadar üzdüklerini hatırlamazsınız.