Zamanla yarışan bir dünyada yaşıyoruz,

Kitabının önsözünde Aciman şöyle yazıyor:....

Zamanla yarışan bir dünyada yaşıyoruz,

Yazılarımı daha etkili, güçlü, vurucu hale dönüştürmek için başına yahut sonuna özlü sözler, aforizmalar koymaktan imtina ediyorum.

Hele hele ömrünü edebiyata adamış yazarların koca koca eserlerinden bir cümle cımbızlayıp almak haksızlık gibime geliyor. Varsın söylemek istediklerimi dilim döndüğünce kendim aktarabileyim diyorum.

Zamanla yarışan bir dünyada yaşıyoruz, peşinen kabul, her şeyi hızlıca tüketme isteği var o da kabul fakat biliyorum ve es geçemiyorum; hakiki sanat ve edebiyat, sabır, sebat ve derinlemesine meşguliyet istiyor. Böylesi bir emeğin birkaç satırını kopyalamak belki alaka uyandırabilir lakin hazırcı, kolaycı ve iştahlı bir tercih olur gibime geliyor, duruyorum...

Misâl; Marcel Proust'un "Kayıp Zamanın İzinde" eserini 13 yılda yazdığını belki biliyorsunuz. Yazarın bu süre boyunca, ilerleyen hastalığı sebebiyle senelerce evinden hiç çıkmadan yazdığını, içinde milyonlarca kelimeye düşünceleriyle hayat verdiğini de belki biliyorsunuz.

1910'lu yıllara gidelim.
Eseri evvela cümleler gereksiz yere uzun olduğu için okumayı devam ettiremediğini söyleyen bir editör tarafından reddediliyor.
Ardından, "belirgin bir patalojik vaka ile anlaşılamaz ve karmaşık olaylar" yorumuyla bir başka editör tarafından yine reddediliyor.
Derken yine ve yine...

Eserin kaderi ise asla pes etmeyen yazarının sayesinde değişiyor.
Ve ne oluyor biliyor musunuz?
Kitap basıldıktan sonra reddeden editörlerden biri olan Andre Gide, Marcel Proust'a bir mektup yazıyor ve hayatındaki en utanç verici hatasının kitabı reddetmek olduğunu söylüyor.

O günden bu güne, milyonlara mal olan bu eser, bir başkasının elinden çıksa silik detaylarla dolu karanlık sokak arası gibi gözükecek bu anlatı, Proust'un mahir ifadeleriyle rengarenk ışıklarla dolu, heyecan verici bir panayıra dönüşüyor.

O madlen kekin tadını almamış okuyucusu var mıdır?
Sanmıyorum ki mümkün olsun, okuyucusu üzerinde hakikaten unutulması mümkün olmayan hisler bırakıyor.

Edebiyat profesörü, Proust uzmanı, yazar Andre Aciman Proust'un Projesi adlı kitabında, Kayıp Zamanın İzinde'den seçilen bazı pasajları ele alınıyor. Ardından o pasaja dair 28 ayrı yazarın analizi ve/veya değerlendirmesi paylaşılıyor.

Kitabının önsözünde Aciman şöyle yazıyor:

"Bu roman esasen içtenlik hakkında, içtenliğin mucizesi hakkında, başkalarına karşı samimiyet, varlığına inanmaktan tam da vazgeçiyorken gerçek samimiyet hakkında; zira Marcel Proust insanı açıkça hizaya çeker.
Eğer samimiyet sahip olunması güç bir şeyse, bunun sebebi dürüstlüğün, başkalarına karşı ama en çok da kendine karşı dürüstlüğün bir o kadar nadir olmasındandır.
Okuyucu bu eseri okurken ya bu samimiyet çağrısına kulak verir ya da onu okumayı bırakır."

Onur Küçükkaramıklı

  1. derece bağlantı
Co-Founder at SONA Underwater Dive Technology