Yoğun tatlı isteği diyabetin erken habercisi olabilir

Uzmanlara göre sık ve kontrolsüz tatlı isteği, insülin direnci ve diyabetin erken sinyali olabilir. Türkiye’de diyabet oranları hızla artıyor.

Yoğun tatlı isteği diyabetin erken habercisi olabilir

TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / İSTANBUL, TÜRKİYE — 8 OCAK 2026

Yoğun ve kontrolsüz tatlı isteğinin yalnızca bir alışkanlık olmadığı, diyabet ve insülin direnci gibi metabolik sorunların erken işareti olabileceği belirtildi.

Tatlı tüketme isteği çoğu zaman masum bir kaçamak olarak görülse de, uzmanlar bu isteğin sıklık kazanmasının vücudun kan şekeri dengesine dair önemli sinyaller verebileceğine dikkat çekiyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, özellikle nedeni açıklanamayan tatlı krizlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Diyabette hücreler şekeri kullanamıyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren’e göre diyabetli bireylerde kanda şeker yüksek olmasına rağmen hücreler bu şekeri yeterince kullanamıyor. Eren, “Hücrelerin enerji açlığı hissetmesi, beyinde tatlı tüketme isteğini artıran bir sinyal oluşturabiliyor. Bu nedenle sık ve kontrolsüz tatlı isteği, diyabetin erken habercisi olabilir” dedi.

Uzmanlar, pek çok kişinin yoğun tatlı isteği şikâyetiyle sağlık kuruluşlarına başvurduğunu ve yapılan tetkikler sonucunda diyabet veya prediyabet tanısı aldığını belirtiyor.

Türkiye diyabet oranlarında Avrupa’nın zirvesinde

Diyabetin giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu hâline geldiğini ifade eden Eren, Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun 2025 Diyabet Atlası verilerine dikkat çekti. Buna göre Türkiye, Avrupa kıtasında diyabet oranının en yüksek olduğu ülke konumunda bulunuyor.

Avrupa genelinde her 10 yetişkinden biri diyabetliyken, Türkiye’de bu oranın neredeyse her 6 yetişkinden bire ulaşmış durumda olduğunu belirten Eren, “Son yıllarda yaşanan yaklaşık %170’lik artış, diyabetin ne kadar ciddi bir sorun hâline geldiğini açıkça gösteriyor” diye konuştu.

Beynin birincil yakıtı glikoz

Diyabete giden yolda önemli bir basamak olan insülin direnci ve prediyabet durumlarında, beynin enerji açlığı algısı oluşturduğunu belirten Eren, glikozun beyin için temel yakıt olduğuna işaret etti.

“İnsülin direnci olan bireylerde glikoz hücre içine giremediği için kanda yüksek seviyelerde görünür. Ancak beyin bu durumu enerji eksikliği gibi algılar” diyen Eren, bilimsel çalışmaların bu sürecin ödül mekanizmasını tetikleyerek karbonhidrat ve tatlı tüketme davranışını artırdığını ortaya koyduğunu söyledi.

Paketli ürünlerde etiket okuryazarlığı önemli

Kan şekeri kontrolü açısından paketli ürünlerin dikkatle incelenmesi gerektiğini vurgulayan Eren, “Ürünlerin ön yüzünde yer alan ‘şeker ilavesiz’ veya ‘diyabetik’ gibi ifadeler her zaman sağlıklı içerik anlamına gelmez” dedi.

Eren, içerik listesi ve besin değerleri tablosu okunmadan yapılan alışverişlerde gizli şekerler ve yüksek karbonhidrat oranlarının fark edilmediğini belirterek, doğru ürün seçiminin günlük beslenme alışkanlıkları üzerinde belirleyici rol oynadığını ifade etti.

Diyabetik ürünler de sınırsız tüketilmemeli

Diyabet hastalarına yönelik tatlandırıcı içeren ürünlerin kontrollü tüketildiğinde güvenli kabul edildiğini ancak sınırsız tüketilmemesi gerektiğini belirten Eren, özellikle poliol grubu tatlandırıcılara dikkat çekti.

“Sorbitol ve maltitol gibi tatlandırıcılar bazı bireylerde gaz, şişkinlik ve ishal gibi sindirim sorunlarına yol açabiliyor” diyen Eren, yapay tatlandırıcıların bağırsak mikrobiyotası üzerindeki etkilerine dair güncel çalışmaların da bulunduğunu hatırlattı.

Dünya Sağlık Örgütü ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA), bu tür tatlandırıcıların günlük önerilen dozlar dahilinde tüketilmesini tavsiye ettiğini belirten Eren, “En güvenli yaklaşım, doğal ve dengeli bir beslenme planı içinde tatlı tüketimini sınırlı tutmaktır” ifadelerini kullandı.

turkiyegunlugu.net