Yeni yıl kutlama kültürü: Takvimden geleneğe toplumsal hafıza

Yeni yıl kutlamalarının kökeni takvimlerden çok kültürel hafızaya dayanıyor. Nevruz’dan ağaç kültürüne uzanan gelenekler, Türkiye’de yılbaşı algısını şekillendiriyor.

Yeni yıl kutlama kültürü: Takvimden geleneğe toplumsal hafıza
YENİ YIL KUTLAMA KÜLTÜRÜ
Makine, der Oscar Wilde , insanı bir makineye dönüştürme eğilimindedir. O amacı güder. Saat bu hassas ölçümlerin ilk öncüsü. Takvim ondan daha eski ve kültürlere göre değişiklik gösteren bir ölçüm aracı. Maya takvimi ya da Roma takvimi zamanı göstermeyi hedeflerken felsefesini de önerir.
Yeni bir yıla girdik. Takvim yaprağının çevrilmesiyle zamanı değiştirdiğimizi düşünmek bile bu eylemin ne kadar zihinsel bir sanrı olduğunu anlatmaya yeter. Zamanın böyle döndüğüne inandığımız için zamanı bu şekilde bölüyoruz. Bu hayali zamanlarda gerçek olan kültürel zamanlardır. Eski Zerdüşt geleneğinde her yeni yıl baharın dönüşümüyle 21.Martta kutlanır.Gündüz ve gecenin eşitlenmesi bir ölçektir. Bu kutlamada her yıl zamanın dönüşüm saati değişir. Her yıl farklı zamanlarda yıl döner. Avrupalılarla birlikte kullandığımız bizim takvimde saat on ikide her yıl yeni yıla kapı açılır.
Yeni yıl ya da zamanın dönüşümünün kutlanması binlerce yıllık geleneklere,kültürlere bağlıdır. Türkler Nevruzla yeni yıla girerlerdi. Bahar bayramı da denen yeni yıl kutlamaları,şenliklerin tarihi çok eski. Türklerin eğlence kültüründe yer alan bu şenliklere Cumhuriyetle Batı takviminin girmesi ve de yeni yılın Ocak ayına taşınması kültürel alışkanlıkları değiştirmedi. İnsanlar hemen bu kutlamalara ısındılar.
Türkiye’de ya siyasete karışmış İslamcılar ya da farklı ideolojilerin hep yapmaya çalıştığı halkı düzen ve intizama sokmak. Kendi inandıkları yaşam tarzına göre kesip biçme takıntısı çok yüksek ülkede. Halk hiçbir şekilde zapt-u rap altına alınmak istemiyor. Kendi kültürünü ve oluşturduğu sentezin keyfini çıkarmak istiyor. Vay sen misin kafana göre takılmak isteyen…. Ya kafir,ya hoppa olacaksın sen!
Türklerin ağaç kültürü ve her doğana ağaç dikmeleri eski bir gelenek. Ağaç kutsal ve sevilen doğanın bir parçası. O nedenle Bayrampaşa marketinde de çam ağacı satıyor, Etiler pazarında da. Bu Hıristiyan bir gelenek değil, tam tersine çok yerel. Noel Baba deseniz Tarsuslu bir Robin Hood. Bu topraklardan Rusya’ya geçen ilk Hıristiyan dönemi azizi olarak anılıyor.Rusya’da her yıl 18 Kasım günü, Rus Noel babası Ayaz Dede’nin (Ded Moroz) doğumgünü kutlanıyor.Türk kültürünün simgesi Ayaz Ata.
Ayrıca hediye vermek kültürümüzün vazgeçilmez temellerinden.
Bu eğlence ve kutlamalara siyasal biçim vermeye çalışanları halk yine tutmadı. Her türlü engelleme ve propagandaya rağmen halk bildiğini okuyor.
siyasi ideolojiler tam burada birleşiyor: “Bu millet adam olmaz”! Ağaca çaput bağlama diyorsun bağlıyor bin yıldır bağladığı gibi...
Yeni yıl ailece ya da arkadaş ,dostlarla eğlenerek keyfi çıkan bir kutlamadır. Yeni olanın hayır ve güzellik, neşe ve şans getireceğine inanıyor olmamız kendimize güvenimizi arttıran bir duygu. Mutluluk hissi bizim “kutlu” olma geleneğimizle de yakından ilgili.
Yeni yıl hepimize mutluluk,şans,bereket ve hayır getirsin diliyorum. Halkın mutluluğu bir ülkenin en büyük motivasyon kaynağıdır.
Olağanüstü güzellikte nahıllar şenlik yürüyüşlerinin önünde giderdi Osmanlı’da. Bereketi sembolize eden nahıllar ve şenlik vazgeçilmez iki öğeydi eski İstanbul’da.
İstanbul’da eğlenmek ve yaşama sevincini hissetmek herkesin hakkı. Türk kültürü ve İslam inancı yaşama sevinciyle yoğrulmuş nadide bir sentezdir.
Unutmayın, Türklerin hala kullandığı hayvan takvimine göre bu yıl maymun yılı. Bol şansın olacağı yıl.1999
Nevval Sevindi