YAPTIĞIMIZ İYİLİKLER

İyilik üzerine kafa yorunca kötülük kavramına da sürükleniyorum istemsizce ve düşünmeden edemiyorum.

YAPTIĞIMIZ İYİLİKLER
Yaptığımız iyilikler, o hoş jestler yoksa karşımızdakini borçlandırmak, vakti geldiğinde tahsilat yapmak, kendimize bir menfaat sağlamak için mi Sebastian ?

Oysa kadim öğretimiz müthiş bir incelikle; "iyilik yap denize at, balık bilmezse halik bilir" atasözü şeklinde anonimleşmemiş miydi?
Belli ki bilgelik kelâmından çıkıp halka mâl olmuş, bir tavır, bir davranış modeliydi bu.

Şaşırmayın ama bu öğretinin bugün uzağına düştük gibime geliyor benim. Hatta beklentisiz yapılanı ayrıcalıklı bir meziyet haline bile geldi ;)

İyilik üzerine kafa yorunca kötülük kavramına da sürükleniyorum istemsizce ve düşünmeden edemiyorum.

Fakat ben, böylesi kavramsal bir kutuplaşma yerine, insanın bencil olduğu gerçeği üzerinde daha fazla duruyorum ve "iyi yahut kötü insan yoktur, çıkarları doğrultusunda hareket eden insan vardır ve biz bu çıkarlara ve uğrunda yapılanlara bakıp olaylara, insanlara iyilik veya kötülük atfederiz" özetini çıkarıyorum kendimce.

Diğer taraftan beklentisizce bir iyilik yaptığımda ne hissettiğime odaklanıyorum ve içimi kaplayan duygunun "huzur" olduğuna karar veriyorum.

Yani tanıdığım, tanımadığım birine, birilerine yardım edebildiğimde; "belki kimsenin bundan haberi olmayacak lakin nefes aldığım dünyada böyle dayanışma halinde olanlar var ve ne mutlu bana ki bu iyilikler kümesine ben de bir şey ekleyebildim" iç sesini duyuyorum ve bu sesin çok tatmin edici bir hisse ait olduğunu düşünüyorum.

Bilmem siz de katılır mısınız Uruguaylı yazar Eduardo Galeano'ya ama ben onun bakış açısını bu manâda düşünmeye değer buluyorum.

"Ben iyiliğe inanmam çünkü iyilik yukarıdan aşağıya doğrudur ve beklentisiz vermeye pek az razı olur. Oysa ben dayanışmaya inanırım.
Çünkü dayanışma yataydır, çıkarsızdır ötekine saygıyı ifade eder ve ondan senin de öğreneceğin şeyler olduğunu hissettirir..."

Onur Küçükkaramıklı

Co-Founder at SONA Underwater Dive Technology
Resim önizleme