Vicdanın Sınavı: Haksız Bir Kararın Ağırlığı
İş hayatında zor kararlar almak bazen kaçınılmazdır. Ancak bu kararların vicdani yankıları nelerdir? İşte, bir insan kaynakları yöneticisinin uykusuz bırakan hikâyesi.
Onu haksız yere işten çıkardığımızı bildiğim için o gece hiç uyumadım.
Çünkü bu haksızlıktı. Ve ben haksızlık karşısında duramamıştım. Bu kararın taraflı, yanlış, kötü bir karar olduğunu defalarca söylememe rağmen mesai bitiminde onu odaya çağırdım.
“Bugün sizinle son iş günümüzdü.” diye konuşmaya başladım ama bu işten çıkarmanın mantığı olmadığı için sesim titriyordu. “Her şey için teşekkür ederim, dilerim bundan sonrası sizin için çok daha güzel olur.” dedim. İçimden “ne olur nedenini sormasın” diye dua ettim. Sormadı.
Önce çıkış tebliğini, sonra çalışma belgesini teslim ettim. Ve gerekli bütün evraklar imzalandıktan sonra ayağa kalkıp elimi uzattım. Gözüme “Meliha hanım sizin bir elçi olduğunuzu biliyorum” der gibi bakıyordu. Ya da ben o an, o bakıştan o anlamı çıkarmaya ihtiyaç duyuyordum.
O gün ofisten en son biz çıktık. Ama ben o duygudan çıkamadım. Eve gittiğimde yatakta döndüm durdum tüm gece. Sanırım “insan kaynaklarının her şeye gücünün yetmediğini” ilk o gün anladım.
Hikaye bu kadar.
Elinizden geleni yaptığınız halde yine de bu duyguları hissedebilirsiniz. Bu normaldir, insansınız. Ve dilerim bir meslektaş olarak sizin de yolunuz, bu duyguları en az hissedeceğiniz işletme ve yöneticilerle kesişir.
Sevgiler,











