Vefa, bir semt ismi değildir, hiç olmamıştır.

Vefa, bir semt adı değildir, hiç olmadı. İnsan ilişkilerinde kaybolan değerleri ve samimiyeti sorgulatan bu yazı, Yaren leyleğin sadakati üzerinden modern insanın eksikliğini hissettiği duygulara ayna tutuyor.

Vefa, bir semt ismi değildir, hiç olmamıştır.

Vefa, bir semt ismi değildir, hiç olmamıştır.

Bugün görmüşsünüzdür, yüzlerce insan bu görseli ve bu görselin verdiği duyguyu, çocuksu bir sevinçle andı. İnsanda bunca duygu uyandıran, belki de yüzlerce insanı aynı resim etrafında toplayan, aynı duygu ile içleri dolduran Vefa değilse neydi?

Büyükanne ve büyükbabasının cenazesine gitmeyen torun, bu resmi görünce duygulandı.

Komşusu ölmüş ve farkına bile varmayan komşu, bu resmi görünce içi burkuldu.

Anne ve babasını bakım evine bırakan kişi, bu resmi görünce o sadakati özledi.

Çocuğuna ayırdığı zamanı, kendine yaptığı haksızlık sayan ebeveyn, bu resme bakarken deriiin bir iç çekti.

İnsan ilişkisel bir varlıktır. Bu coğrafyada göç eden leylekler değildir, göçüp giden değerlerimizdir, görüyor olmalısınız!

Yürütmeye üşendiğimiz ilişkiler için, cenaze törenidir Yaren'in sadakatine bakıp bakıp duyduğumuz hasret.

Vefa bir semt adı değildir, hiç olmadı.

Bir leylekle ilişki kuracak samimiyet yoksa içimizde sadece bakarız, kaçırdığımız duygulara, kaybettiğimiz anlara.

Sosyal medyada içerikleri beğenme şeklimiz, iş yerinde selam veriş şeklimiz, hayata katkı yapma şeklimiz bile vefanın sadece bir semt adı olduğunu gösteriyorsa bize. Geçmişler olsun hepimize....

Şeyma Reyhan Gözen

 Senior Executive | Finance & Accounting Consultancy | Author