Koca bir handır dünya konaklarsın bir vakit
Pencerenden bakınca seçemezsin uzağı
Vaden ne zaman dolar? Yapamazsın ki akit
Kapında hazır bekler her an ölüm kızağı
*
Çocuklukta her derdi tebessümle yaşarsın
Okursun yıllar yılı zor olanı aşarsın
El ekmek, yürek sevda tuttuğunda şaşarsın
Giyersin ağustosta aşk yününden kazağı
*
Oğlum kızım diyerek taç edersin başına
Emeğini dökersin evladının peşine
Mutlu olsunlar diye iş katarsın işine
Yığarsın önlerine çeşit çeşit azığı
*
Ve bir gün aynalara ’Yol ne tez bitti’ dersin
Kırışmış bir yüz ile bedelini ödersin
Bir asude hayata usul usul gidersin
Meltem sanırsın artık aştığın bin sazağı
*
Nefis tadı olmayan ölüm şerbeti içer
Bırakarak dünyayı çağrılan yere göçer
Arasata gelince belli kapıyı açar
Doğduğun an hazırdır Azrailin tuzağı
*
Nilüfer, bilir misin? Su ister kuru dere
Her insan gibi sen de akacaksın o yere
Gafletten sıyrıl artık rıza göster kadere
Allah’a güvenenin sönmez imiş çerağı