Türkiye’de siyasette yükselmenin liyakatten çok bireysel çıkarlarla mümkün olduğu eleştiriliyor
Türkiye’de siyasette yükselmenin liyakatten çok bireysel çıkarlarla mümkün olduğu eleştiriliyor. Akademik başarının yerine biat kültürüne dayalı istihdam anlayışı öne çıkıyor.
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / TÜRKİYE
Çok doğru!
Onun için insanlar artık bilginin ve yeteneğin ya da akademik enkaza dönen üniversitelerin değil bireysel çıkarlarına hizmet etmek için herhangi bir seçim kriteri ve beceri şartı olmayan siyasetin peşinden koşarak vatan millet sevdası kılıfı ile kıdem atlıyor bu memlekette!
Üstelik partinin vizyonu, prensipleri ya da değerleri ile örtüşmenize gerek yok.
Dahası bir partiden öteki partiye kıyafet değiştirir gibi kolaylıkla geçebiliyorsunuz!
Bunu üniversitede en basit bir bölümden başka bir bölüme geçerken bile yapamazsınız!
İstihdam politikası ise çoğunlukla biat kültürüne endeksli!
Zaten demokrasi partilerin kendi içinde yok.
Çünkü sürdürülebilir bir sistem kuracak liderlikten, akıl, nitelik ve yaratıcılık barındıran çok sesli bir yönetim anlayışından ziyade kendi vizyonları ile sınırlı bir kümeleşme eğilimi çok!
Çünkü "A kalite insan A kalite insan arayıp onunla birlikte yükselmek isterken B kalite insan C kalite insan ile tatmin olarak ilerler" anlayışına istinaden sığ bir çalışma politikası ile ilerlemek daha kolay.
Çünkü gelişim, konfor alanından çıkmayı gerektiren bir yapıya ve bu yapıyı göze alacak vizyonda ve niyette bir kararlılığa gereksinim duyar!
Fakat amaç siyasette toplumsal gelişimi sağlayarak değer katmaktan çok bireysel zenginleşmeye ve toplumu değersizleştirmeye dönüştü!











