TÜBİTAK, Marmara Araştırma Merkezi Kampüsü
Son bir kaç yıldır evimizde yeniden 2 tane tekir besler olduk
TÜBİTAK, Marmara Araştırma Merkezi Kampüsü ülkemizin bilim kampüslerinin başında geliyor. Doğal yaşamın alabildiğine korunduğu kampüste geyiklere ve ceylanlara bile rastlamanız oldukça mümkün :)
Bugün çok kıymetli bir hocamı beklerken, fotoğrafta gördüğünüz muazzam şirinlikteki dostuma rastladım. Tüylerinin fırçalığı, ormandaki yaşama ne kadar da güçlü bir şekilde uyum sağladığının kanıtı gibiydi.
Size açık ve net bir tesbitimden bahsetmek istiyorum.
Çocukluk yıllarım gerçekten hayvanların içerisinde geçti diyebilirim. Tam da bu nedenle aslında hiç çocukluk arkadaşım yoktu. Kendine göre mütevazi bahçemizde kazlardan, tavuklara, ördeklerden, köpeklere, kedilere kadar geniş bir yelpazede, hatta bir dönem keçilerimizin bile olduğu bir çocukluk dönemi geçirdim. Evimizden akvaryum hiç eksik olmadı mesela. Bir ara kaplumbağa bile yetiştirmiştim.
Sonraları okumak için şehir dışına gidince, kardeşim de farklı bir ile yine okumak için taşınınca giderek evimizden sevgili dostlarımız eksildi. Zaman onları bizim kadar uzun yaşatamadı da diyebilirim. Bir dönemdi hepsi, geçip gitti. Her çeşit meyve ağaçlarının olduğu evimiz, "kentsel dönüştü".. Sokaklar asfalt, binalar müstakilden, tanınmazlarla dolu bir hale geldi. Sokağımız artık "büyük şehire" dönüştü. Ve biz de yaşadığımız, doğup büyüdüğümüz toprakları terkettik.
Son bir kaç yıldır evimizde yeniden 2 tane tekir besler olduk. En zor zamanlarınızda bile her türlü şirinliğiyle sizi sürekli olarak güldüren, ilgi istemede üzerlerine olmadığı için içinizdeki o küçük çocuğu hep canlı tutan, hiç tahmin etmediğiniz farklı oyuncakları sahiplenip, onlarla saatlerce oynayan, dertlerini size bir kaç kelime ile açıkça ifade edebilen, dilediği zaman kucağınızda mırlayarak uyuyan, evinizde asla kapalı bir kapı istemeyen ve karşılıksız bir sevgiyi size sürekli sağlayan kediler, aslında siz farkında olmadan sizin sağlığınıza da çok büyük katkılar sağlıyorlar.
Örneğin, onlarsız bir günde günlük gülme sayınız diyelim ki 10 ise, onların varlığında kesinlikle bu sayı 10 kat artıyor, 100'lere varıyor. Gülmenin psikolojik etkilerinin yanı sıra, örneğin bağışıklık sistemimizi güçlendirme gibi çok kritik özellikleri de var.
Bir diğer katkısı evinizde kedi varsa, sivrisinek saldırılarını asla yaşamıyorsunuz! Çünkü evinize sivrisinek girer girmez, anında farkedip, sizi uyarıyorlar. Tam da bu nedenle mesela geçtiğimiz sene yaşadığımız, sivrisinek ataklarını son iki yıldır neredeyse hiç yaşamadık.
Ve son olarak hastalıklara yakalanma sıklığımız, yıl boyunu baz aldığımda, genelde yılda 2-3 defa grip vb. hastalık yaşarken, son 2 yılda bu oran 1'e ve hatta 0'a düştü. Ve yaşamımda tek değişen şey, evdeki sevimli dostlarımızın güçlü varlığı oldu.
Daha fazla sevimli dostu sahiplendiğimiz, onlarla barış içerisinde yaşadığımız bir gelecek diliyorum.
Keyifli bir akşamınız olsun.











