Tıbbi ve aromatik bitkilerde Türkiye'de organize bir yapı yok.

Binlerce insanla çalışmak istiyorum. Binlerce ailenin evine ekmek götürmesini istiyorum

Tıbbi ve aromatik bitkilerde Türkiye'de organize bir yapı yok.
Son 3 yıldan bu zamana kadar yüzlerce insanla konuşmuşumdur. Hikayelerini, yaşam amaçlarını, neler yapmak istediğini dikkatlice dinlemişimdir. Türkiye tarımı, özellikle de tıbbi ve aromatik bitki tarımı tamamen "Küçük Aile Çiftçiliği" dediğimiz ve aslında Türkiye tarımının da %99'u oluşturan ailelerden oluşuyor.

Tıbbi ve aromatik bitkilerde Türkiye'de organize bir yapı yok. O nedenle herkesin kendine göre hayalleri var. Biberiye eken de var, altın oku eken de, aronya eken de.. Sonrasında bu üretimler ne olacak sorusu var? Ürettik de sonra ne yapacağız? İşte bu konunun hayata bağlanması için senelerdir uğraşıyorum. Tam da bunun için süperkritik ekstraksiyon teknolojisini sürekli olarak anlatıyorum. Ürettikleriniz size para kazandırmaz, yüksek katma değerli ürünler geliştirmemiz lazım diyorum. 3 dönüm, 5 dönüm, 10 dönüm arazilerden para kazandırmak için mutlaka son ürüne doğru gitmek gerekiyor.

Örneğin, biberiye ekilen bir tarladan ortalama 2 ton yaş biberiye alınıyor. Bu yaş biberiye kurutulduğunda 600 kg kuru madde elde ediliyor. Bu kuru maddeden de süperkritikle çok farklı "fraksiyonlar" elde edilebiliyor. Ama ortalama bizim de PhytoSelect Biberiye (https://lnkd.in/d8_rqtxb) ürünümüzde kullandığımız 9 kg biyoaktif madde çıkıyor. Bu sadece kaba hesap. Daha düşük oranlarda da olabilir. Konunun başına gidersek 1 dönüm biberiye--> maksimum 9 kg biyoaktif madde. Tam da bu nedenle işte mutlaka son ürüne gitmemiz lazım.

Biz bir yerinden başladık. Kandıra, muhteşem bir doğaya sahip. Burada kadın çiftçilerin ürettiği biberiyelerden son ürüne doğru gittik. Bu girişimi ölmez çiçek, keten tohumu, çörek otu, kuşburnu, cistus, nane, papatya gibi tıbbi aromatik bitkilerde de yapacağız. 2023 tam da bunun için var. Bunun hazırlıkları içerisindeyiz. Türkiye'de bunlar ve benzeri bitkilerin tarımlarını yapan insanlarla iletişimi arttırıp, organik tarım sertifikalı üreticilerden bu bitkileri temin edeceğiz. Bu ilk basamak. İkinci basamak ise "sizlerin ürünlerini beğendik ve biz bu ürünlerden 10 kat daha fazla istiyoruz, lütfen bu bitkilerin tarımını bizler için yapın" diyeceğiz.

Binlerce insanla çalışmak istiyorum. Binlerce ailenin evine ekmek götürmesini istiyorum. Yüzbinlerce gence Türkiye'de bunlar da yapılıyor dedirtmek, onlara Türkiye'de umut ışığı olmak istiyorum. Bunu tekil söylüyorum ama elbette bunu devasa bir ekiple gerçekleştireceğim. Bu seneki ortalama istihdam hedefim 50 çekirdek kişi. Bunlar arasında müzmin araştırmacılar da var, yazılımcılar da, makine ya da biyomühendisler de var ya da üretim aşığı insanlar da.

Hedefim, özellikle takviye edici gıdadan "ilaca" gitmek olmadı hiç bir zaman. İlaçlar biz hasta olunca varlar. Oranın alanı farklı. Bu zamana kadar planladığım bir "İnsan 2.0" kurgusu var. "Mental olarak kendini daha iyi hisseden insanlar" geliştirmek. İlk hedefim bu. İlk adım.. Bunun için ilk ürün çıktı bile.
Bu resim için alternatif metin açıklaması yok

Can KAYACILAR

Biyolog, Davranış Bilimci (Neuroscientist, MSc),