Suyu Tutmak Kolay, Düşünceyi Tutmak Zor

3 Kasım 1936’da açılan Çubuk Barajı, yalnızca Türkiye’nin ilk betonarme barajı değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in özgüven ve bilinç manifestosuydu. Ankara, Türkiye.

Suyu Tutmak Kolay, Düşünceyi Tutmak Zor

Baraj

Suyu Tutmak Kolay, Düşünceyi Tutmak Zor

3 Kasım 1936…

Ankara’da, yeni başkent henüz gençliğini yaşıyorken, Türkiye’nin ilk betonarme barajı olan Çubuk Barajı açıldı.

O gün, sadece su değil; bir milletin umudu, emeği ve özgüveni de tutuldu o bentte.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında yapılan her işte, bir mühendislik başarısından fazlası vardı.

Demiryolu, fabrika, baraj, okul, köprü...

Hepsi birer bağımsızlık manifestosuydu.

Çünkü o dönemin lideri, “medeniyet”in betonla değil, bilinçle yükseldiğini biliyordu.

Bugün hâlâ Ankara’da, Atatürk’ün, o benim de başkentte uyandığım her sabah, penceremden günaydın dediğim baraj gölünde gezdiği küçük yat, Anıtkabir’de sergileniyor.

O baraj gölünün kıyısında bir köşk durur hâlâ…

Gazi Mustafa Kemal’in, milletine suyun ötesinde bir şey kazandırdığı o anı sessizce hatırlatır: Kendi suyunu tutan ülke, kendi kaderini de tutabilir.