Sue Austin: Tekerlekli Sandalyesiyle Özgürlüğü Yeniden Tanımlayan Kadın
Sue Austin, tekerlekli sandalyesiyle engellilik algısını yeniden tanımlıyor. Dalış, sanat ve inovasyonla sınırları aşıyor.
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / SPOR
Sue Austin bence engellerin aslında zihnimizde olduğunu kanıtlayan bir kadın
Multimedya ve performans sanatçısı, hayatının eskisi gibi olamayacağı hastalığı geçirdiğinde artık tekerlekli sandalyedeydi. Yeni düzenine alışmak onun için kolay değildi ama esas mücadeleyi çevresindeki herkesin onu aciz ve kusurlu görmesine karşı verecekti.
O durumunu dramatize etmedi, hepimiz kadar hatta belki daha fazla özgür ve normal bir hayat sürmeye devam ederken dalışla tanıştı. Dalış onun için de yerçekimsizlik deneyimiydi ve başka bir dünya mümkündü.
Pek çoğumuz için ilham olacağını düşündüğüm,
"Deep Sea Diving… In a Wheelchair" -Tekerlekli Sandalyede … Açık Deniz Dalışı- adlı hashtagTED konuşmasında, engellere dikkat kesilmek yerine, yeteneklerimizin ne olduğuna ve kişinin kendini nasıl tanımlaması gerektiğinin önemine vurgu yapıyor, şöyle ifade ediyor :
..." Artık çevremdekilerle arama görünmez bir perde inmişti ve beni görmüyorlardı. Kendi varsayımlarıyla beni algılayıp, tekerlekli sandalyede ne görmek istiyorsa öyle olmam gerektiği yönünde davranıyor gibiydiler.
Onlara soruyordum: "Tekerlekli sandalye size ne çağrıştırıyor?
"Korku, Acıma ve Kısıtılanma".. Anladım ki farkında olmadan onların tüm cevaplarını içselleştirmiştim.
Bu, esasen beni ben yapan şeyi değiştirmişti ve kendimi kendi gözlerimden değil, giderek artan bir şekilde başkalarının bana bakış açıları ve verdiği tepkilerde görüyordum. Kimliğimi yeniden oluşturmaya ve kendi hikayemi yaratmaya ihtiyacım vardı. Özgürlüğü bulmak için dalışla tanıştım.
Tekerlekli sandalye kullanmaya başladığımdan beri kimliğimi şekillendiren kalıpları umulmayan görüntüler yaratarak dönüştürmeye çalışıyorum.
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle dalışı biraraya getirirsem ne olur?" Bunun sonucunda ortaya çıkan sualtı tekerlekli sandalyesi beni son yedi yılda hayatımda yaptığım en eğlenceli yolculuğa çıkardı."
Tekerlekli sandalye hakkındaki önyargıları yeniden şekillendirme gücünü kendinde bulan bu müthiş kadına en büyük desteği Redman Power Chair ve Paula Redman verdi.
Birlikte başardıkları yaratıcı işbirliğinin sonucu bir hashtaginovasyon "Sualtı Tekerlekli Sandalyesi" ortaya çıktı.
Bana göre en şaşırtıcı sonuç belki de sınırlanmanın bir sembolü sayabileceğim tekerlekli sandalye orada Sue Austin ile birlikte, dünyayı farklı bir açıdan görmek, insanların yeni deneyimler yaşamasını ve sınırlarını yıkmasını sağlayan, bedenini ve zihnini serbest bırakan özgürlüğü için bir araç oldu / olabildi...
Değişim durup dururken olamıyor, bazen bir tetiklenmeye ihtiyaç duyuyoruz.
Sue için kırılma anı ve hikayesinin ayrıcalığı başkalarının bakış açısından, onaylarından sıyrılıp kendi olabilme cesareti göstermesi esasen.
Belki de gerçek değişim kendimizi kendi şartlarımız ve özgürlüğümüzle tanımlamak mıdır?
Ne dersiniz?











