Siz Bir de Depremi Şener Üşümezsoy'dan Dinleyin!
Genç bir gazeteci adayının ilk röportajında Şener Üşümezsoy ile yaşadığı unutulmaz anı ve bilimsel anlatının gücü Türkiye Günlüğü'nde detaylarıyla anlatılıyor.
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / İSTANBUL
Size Şener Üşümezsoy ile ilgili ilk ve tek anımı anlatayım.
Ben Aydın Doğan'da okuyup Milliyet'te gazetecilik yaptım. Tam 16 yaşındaydım!
Benden bilimsel bir yazı istediler.
Bir sürü profesöre ulaşmaya çalıştım.
Tek dönen Şener Üşümezsoy oldu.
Röportajdan bir gün önce hiç uyumadım. Sorular sorular hazırladım.
Sözleştiğimiz gibi İstanbul Üniversitesi Jeoloji Bölümü'ne gittim. Kampus Avcılar!
Şener Hoca beni kapıda karşıladı.
Odasına çıktık.
İlk soruyu sordum!
Beğenmedi!
Soruları gösterdim!
Beğenmedi!
Bekle dedi...
Açtı önümde kocaman kitaplar. Başladı depremi anlatmaya... tektonikler, tabakalar, fay hatları, deprem tarihi derken 2 saat 40 dakika ses kaydı aldım. Bunun bir gazeteci adayı için 2 gün redakte demek için olduğunu anlayamazsınız!
Neyse ben o gün anladım anlamadığıma saygı duymayı... ilk röportajım Şener Hocamızla olmuştu.
Haber bitti!
Ben de başlık yok. Düşün Allah düşün...
Yattım yatağa yarın teslim etmem gerekiyor.
Bingo!
Kalktım başlığı attım: 'Siz bir de depremi Şener Üşümezsoy'dan dinleyin!'
Şener hocayı tam da Yılmaz Özdil gibi tanıdım. Adamın derdi apoletleri değildi. Sonra ondan ders alan arkadaşlarım oldu. Tek derdi anlatmaktı. Tüm bilimsel araştırmalara hala öğrenci heyecanıyla katılıyor, derlerdi.
Ben bir taraf değilim...
Hatta ilk defa ülkenin bilim insanlarının medyada iki taraflı tartışması beni mutlu etti.
Bilim budur... magazin malzemesi değildir











