Shell’in “İçinize Sinen Tuvalet” Kampanyası Türkiye’de Beklenmedik Başarı Getirdi

Shell’in Türkiye’de başlattığı “içinize sinen tuvalet” kampanyası, müşteri deneyimini iletişimle bütünleştirerek pazarda fark yarattı. Temizlik, güven ve tüketici odaklı yaklaşım, OPET’in sessizliğinde Shell’i öne taşıdı.

Shell’in “İçinize Sinen Tuvalet” Kampanyası Türkiye’de Beklenmedik Başarı Getirdi

TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / İSTANBUL

Shell’in “içinize sinen tuvalet” kampanyasını ilk gördüğümde sorgulayıcı bir paylaşım yapmıştım. Erken konuşmuşum. Çünkü bu kadar kapsamlı şekilde altını dolduracaklarını ve yıllardır bu konuda öne çıkan OPET’in bu kadar sessiz kalacağını beklememiştim.

Geçtiğimiz hafta Kaş’tan İstanbul’a dönerken bunu bizzat deneyimledim. Çok yoğun bir hatta seyahat etmeme rağmen Shell istasyonlarında inanılmaz bir yoğunluk, tuvaletlerde kuyruklar vardı. Daha objektif görmek için üç OPET, iki Shell istasyonuna uğradım. Tablo netti: Shell farkı açmış.

Sadece temizlik değil, market tarafındaki iyileştirmeler, fiyat/performans açısından iyi atıştırmalıklar, kahve kalitesi ve 100 yıllık varlıklarını görünür kılmalarıyla tercih edilme sebeplerini çoğaltmışlar. Yani mesajı sadece söylemde bırakmamış, deneyim boyutunda da güçlendirmişler.

Nöropazarlama perspektifinden baktığımızda bu çok kritik. Çünkü tüketici zihninde güveni inşa eden şey yalnızca reklam değil, bizzat yaşanan deneyimdir. Beyin, özellikle hijyen ve güvenlikle ilgili temalarda olumsuzlukları çok daha uzun süre hatırlıyor. Shell, bu gerçeği doğru okumuş ve “temiz tuvalet” gibi basit görünen ama güçlü bir tetikleyiciyi stratejinin merkezine koymuş.

Temiz tuvalet, Türkiye pazarında ortalamanın üzerinde bir karşılık bulmaya devam edecektir çünkü özünde mesele insana verilen değer. Sosyolojik nedenlerden ötürü, bu içgörü üzerine kurgulanan stratejilerin çoğunlukla iyi sonuç vermesi de şaşırtıcı değil bana göre.

Türkiye’de kampanya kurgularında sık yapılan hata, sadece iletişim tarafına yatırım yapıp deneyimi ikinci plana atmaktır. Oysa tüketici, gördüğüyle yaşadığı arasındaki tutarlılığa bakar. Shell’in başarısı da burada yatıyor.

Elbette sevgili Bülent Fidan’ın da işaret ettiği gibi, Anadolu’daki bazı istasyonlarda hala sorunlar var. Bu eksiklerin de hızla giderilmesi, markaların yarattığı bu ivmeyi kalıcı hale getirecektir.

Sonuçta bazen pazarlamada büyük fark yaratmak için çok komplike formüllere gerek yok. Doğru içgörü, doğru yatırım ve tüketiciye değer verme kararlılığı yeterli.

Daha önce yaptığım ilk değerlendirmeyi de yorumlara bırakıyorum. Sonuçları gördükten sonra yanıldığımı itiraf etmekten mutluluk duyuyorum. Çünkü bu örnek, pazarlamada doğru kurgulanan bir kampanya ile deneyim bütünlüğünün nasıl fark yarattığını çok net gösteriyor

.#Shell #OPET #Türkiye #Pazarlama #TüketiciDeneyimi #Hijyen #Strateji

Mehmet Kaya

Neuromarketing Consultant