"Senden başka kimsenin yürüyemeyeceği bir yol vardır.....

Jules Verne’in yayınevlerinden dönen taslağı, editör Pierre-Jules Hetzel’in yönlendirmesiyle bilim kurgu romanına dönüşerek yazara dünya çapında ün kazandırdı.

"Senden başka kimsenin yürüyemeyeceği bir yol vardır.....

Öğrendim ki, Jules Verne hukuk okumuş, borsacılık yapmış, evlenmiş, çocuk sahibi olmuş. Fakat, Cahit Sıtkı Tarancı’nın “yolun yarısı” dediği yaşlara kadar yazarlık anlamında pek bir başarı gösterememiş.

Balon yolculuğuyla Afrika’nın keşfine ilişkin bilimsel verilerle desteklediği bir araştırma kitabı kaleme almış ama kitap yayınevlerinden üst üste reddediliyormuş. Hatta bir gün sinirlenip, taslakları sobada yakmaya karar verdiğinde karısı Honorine ona engel olmuş.

Bu sırada, Victor Hugo’nun da editör ve yayıncısı olan Peter Hetzel ile tanışmış. Hetzel taslağı okuyup “Sen bu araştırma notlarını bir bilim kurgu romanına çevir dostum” diye tavsiye vermiş.

Fergusson’un, Kennedy’nin ve Joe’nun “Balonla Beş Hafta”lık macerası işte böyle başlamış.

Yayıncı Hetzel, kitabın son halini görünce Jules Verne ile yirmi yıllık sözleşme yapmış, Jules Verne de bu kitabıyla bir anda dünya çapında şöhret kazanmış.

*

Jules Verne'in 18 yıl boyunca yaşadığı, Fransa'nın Amiens şehrindeki evini ziyaret ettiğimde öğrendiğim bu hikayeyi çok severim. Bir nev'i “başka yönden yol alma, kendini bulma” hikayesi gibi.
Elinde bir rubik küpü varmış da; "böyle olmadı, bir de şöyle deneyeyim" dediğinde tamamlar gibi renkleri.

Tıkanıyorsun ama sonra bir yol açıp ilerliyorsun.

*

Geçtiğimiz hafta İstanbul'daydım. Çok sayıda farklı kültürden misafir ağırlayan, -kuşkusuz ki-ülkemizin hem en güzel, konforlu hem de çalışanına yatırım yapan otellerinden birinde "Kültürlerarası İletişimi" anlattım.

Aynı zamanda da, sevgili Cenk Caner'in "İlham Verici Sohbetler"ine konuk oldum. Cenk, hep olduğu gibi, içeriği dolu dolu bir söyleşi tasarlamıştı.
Yaratıcılık ve İnovasyon'u konuştuk.

Yazının girişinde bahsettiğim Jules Verne'in hikâyesi de işte bu yaratıcılık konusundan aklıma geldi.

Çıkmaz sokaklarıyla, saptığımız yanlış yollarla ve en önemlisi de deneme yanılmalarla şekilleniyor yaşamımız.

Başlarken illaki yolun sonunu görmeye gerek var mı? En son ne zaman yargılanma korkusu taşımadan bir işe giriştiniz?

Şu söz benim bilgisayarımda görünür bir yerde hep durur. Sizin de haftanıza ilham olsun, dilerim:

"Senden başka kimsenin yürüyemeyeceği bir yol vardır. Onun nereye vardığını sorgulama; düş yola. Ne demişler... İnsan en çok da, yolun kendisini nereye götüreceğini bilmediğinde yükselir."

Damla Ömür Tantekin

· Writer & Speaker | Insights on Life, Culture & Human Experience Across Countries

turkiyegunlugu.net