Sanayi üretimindeki yükseliş ihracat ve baz etkisiyle desteklendi
TÜİK’in Nisan 2026 verilerine göre sanayi üretimi yıllık %6 arttı. Ancak yükselişte ihracat talebi, baz etkisi ve dış kaynaklı faktörlerin belirleyici olduğu değerlendiriliyor.
Son açıklanan TÜİK verilerine göre Nisan 2026’da sanayi üretimi yıllık %6, aylık %3,7 arttı. Şubat ayında bu artış yıllık %2,2 seviyesindeydi. Yani bu son veri önceki aylara göre belirgin hızlanmaya işaret ediyor. Buna göre ilk bakışta güçlü bir sanayi toparlanması var gibi görünse de, bu artışın arkasındaki nedenlere baktığımızda daha karmaşık bir tablo ortaya çıkıyor.Bu artışta dış kaynaklı faktörler belirleyici konumda. Avrupa’da sanayi üretiminde sınırlı da olsa toparlanma Türkiye’nin ihracat pazarlarında siparişlerin artmasına katkı sağladı. Özellikle otomotiv ve makine tarafında birikmiş siparişlerin üretime dönmesi, euro/dolar paritesinin ihracatçılar lehine seyretmesi ve bazı sektörlerde baz etkisi bu artışı yukarı taşıyan ana unsurlar arasında .Baz etkisi burada özellikle önemli çünkü Nisan 2025’te sanayi üretimi oldukça zayıf, neredeyse yatay sayılabilecek bir seviyedeydi. Yani geçen yılın düşük performansı, 2026 Nisan verisinin yıllık bazda olduğundan daha güçlü görünmesine neden oldu.
Bu yüzden Nisan 2026’daki %6’lık artışın bir kısmı, gerçek üretim genişlemesinden ziyade geçen yılki zayıf bazın oluşturduğu karşılaştırma etkisinden kaynaklanıyor.Büyümenin ana sürükleyicisi yine ihracata çalışan imalat sanayi. Özellikle otomotiv, makine, elektrik-elektronik ve savunma sanayi üretimi öne çıkıyor. Ancak iç talep ve yatırım tarafı yüksek faiz ortamı nedeniyle baskı altında kalmaya devam ediyor. Bu da büyümenin daha çok dış kaynaklı ve döngüsel bir yapıya oturduğunu gösteriyor.öncü sektörlerden olan savunma sanayi özelinde baktıgımizda; ihracat artıyor, teknoloji yoğun üretim güçleniyor ve kilogram başına ihracat değeri sektör ortalamasının üzerinde ancak buna rağmen kritik bileşenlerde, özellikle motor, sensör ve yarı iletken gibi alanlarda dışa bağımlılık devam ediyor.Bu noktada tablo genelinde asıl soru şu: Bu dış talep kaynaklı toparlanma ne kadar sürdürülebilir?
Avrupa ekonomisinde büyümenin hâlâ kırılgan olması, küresel ticarette belirsizlikler ve Türkiye’de iç yatırımın yüksek faiz nedeniyle zayıf kalması sanayi üretimindeki bu ivmenin kalıcılığı konusunda soru işaretleri yaratıyor.Bugünkü tablo bir toparlanma gösterse de bunun yapısal mı yoksa daha çok dış döngülerin ve baz etkisinin yarattığı geçici bir iyileşme mi olduğu sorusu bence hala gündemde.
Deniz Şişman
Akademisyen Doç.Dr. Bireysel Sürdürülebilirlik Çözüm Arayışı Platformu











