“HUBBÜ’L-VATAN MİNE’L-İMAN”, HADİS MİDİR TARTIŞMASI

Ben İstiklal Marşı ile ilgili konferanslarımda “hubbü’l vatan mine’l-iman: Vatan sevgisi imandandır”

“HUBBÜ’L-VATAN MİNE’L-İMAN”, HADİS MİDİR TARTIŞMASI
“HUBBÜ’L-VATAN MİNE’L-İMAN”, HADİS MİDİR TARTIŞMASI
Nurullah Çetin
Ben İstiklal Marşı ile ilgili konferanslarımda “hubbü’l vatan mine’l-iman: Vatan sevgisi imandandır” sözünü peygamberimiz Hz.Muhammed’in hadisi olarak zikrediyorum. Bu konuda bazılarından bu sözün zayıf hadis veya mevzu olduğuna dair bazı tepkiler geliyor. Ancak bu eleştirilerin altı, içi, her tarafı boş. Madde madde yazayım:
*Öncelikle hadis diye bilinen sözlerin hangileri doğru ve gerçek, hangileri yanlış ve uydurma olduğu zaten belli değil ve tartışmalıdır. Zira hadis diye bilinen sözler peygamberimizin ağzından çıkar çıkmaz yazılmamıştır. Yazılsaydı ayetlerle karışır, ağzından çıkan ayet mi hadis mi belirsiz olurdu. Ayetler ona vahyediliyor, o da söylüyordu.
Hadisler, onun vefatından çok sonraki zamanlarda derlenmiştir. Aradan bu kadar zaman geçtikten sonra kimin aklında ne kadar kaldığı, hangi sözün aslına sadık olarak hatırlandığını bilecek durumda değiliz. O zaman bir sözün gerçekten Hz.Muhammed’e ait olup olmadığının en önemli ölçütü Kur’an’a ters düşüp düşmediğidir.
Şu ayete bakalım: “Allah, ancak sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanıza yardım edenleri dost edinmenizi yasak eder; kim onları dost edinirse, işte onlar zalimdir.”(Mümtehine, 9)
Bu ayette yurt, vatan sevgisinin, vatanı korumanın önemi açık değil mi? O halde vatan hadisinin bu ayetle çelişen bir tarafı olmadığı gibi tam tersine destekliyor. Millî Mücadeleyi yürüten bütün Kuva-yı Milliye mücahitleri, ayete uygun olarak bizi yurtlarımızdan çıkarmak isteyen düşmanlarla ve çıkarılmamıza yardım eden mandacılarla, işgalcilerin Türk düşmanı işbirlikçileriyle savaşmışlardır, onları dost edinmemişlerdir, onları dost edinerek zalim olmamışlardır.
Türk düşmanı etnik ırkçı birtakım zibidilerin neden vatanseverlik duygumuza düşman olduklarını şimdi daha iyi anlıyoruz. Zira onlar bizi yurtlarımızdan çıkarmak isteyenlerin yardımcıları ve dostları olan mandacıların torunlarıdır. Türk vatanını parçalama ve paylaşma ve bizi yurtlarımızdan çıkarma davaları sona ermemiştir. Bugün de kendilerince mücadelelerine önce Türk çocuklarının vatanseverlik duygularını yok etmeye çalışmakla sürdürüyorlar.
*İsmâil b. Muhammed el-Aclûnî (1676-1749) adında bir alim, adı "Halk dilinde hadis diye dolaşan sözler üzerindeki perdeyi kaldırmak ve iltibasları önlemek" anlamındaki Keşfu’l-Hafa adlı kitabında bu sözün hadis olup olmadığını bilmediğini ama anlamının doğru, uygun, güzel olduğunu söyler. Zaten bir tek Kur’an’a aykırı sözler için kesin olarak hadis değildir diyebiliriz. Onun dışındakiler hele Kur’an’a uygun olanlar için hadis değildir diyemeyiz, tehlikelidir.
*Bir başka vahim durum şudur: Tarihçi geçinen birileri, bu sözün Suriye Baas kurucusu Mişel Eflak adında Hristiyan kökenli bir komüniste ait olduğunu söylüyorlar. Mişel Eflak (1910-1989) denilen kişi daha dünkü çocuk. Bundan 32 sene önce ölmüş. Vatan hadisi ondan çok önce, yüzyıllar önce vardır. Nitekim 17. yüzyıldaki Keşfu’l-Hafa’da geçiyor.
Daha eskilere gidelim; anlaşılıyor ki bu söz, 17. yüzyıldan çok önceleri halk arasında hadis diye söylenegelmektedir. Hatta 13. yüzyıl sonları ve 14. yüzyıl başlarında yaşamış olan Yunus Emre bir beytinde şöyle der:
“Düşdi önüme hubbü’l-vatan gidem hey dost diyü diyü
Anda varan kalur heman kalam hey dost diyü diyü”(Faruk K. Timurtaş, Yunus Emre Divanı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara 1986, s.159)
Demek ki Yunus Emre de bu sözü hadis diye biliyor ki şiirinde hadisin en önemli ifadesi olan “hubbü-vatan” ifadesine yer vermiş.
Türkiye’de çok garip bir durum var. Vatan, millet, devlet, Türkçe, bayrak gibi kavramlar sadece milliyetçilerin malıymış gibi komünistinden Türk düşmanı İslamcısına, osundan busuna kadar bazı kesimler bu kavramlara ya düşman ya da kayıtsız.
Diğerlerini kısmen anlarım da İslamcı Türkleri bir türlü anlayamıyorum. Vatanını, devletini, bayrağını, milletini, Türkçeyi sevmek İslam dinine aykırı değildir; tam tersine teşvikçidir. Siz nasıl bir İslamcısınız ki size de lazım olan bu değerleri yadsıyorsunuz? Bu güruh İslam’ı asıl kaynaklarından, Kur’an’dan değil de Türk düşmanı etnik ırkçılardan öğrendikleri için, etnik ırkçılar da bunlara İslamcılığı Türk düşmanlığı olarak bellettikleri için bu bazı zavallı İslamcılar da komünist, kozmopolit, liberal, etnik ırkçılar gibi konuşuyorlar.
Ben bu sözü vatan düşmanlarına inat hadis olarak bilmeye ve her konferansımda gönül rahatlığıyla haykırmaya devam edeceğim. (16.10.2021)