Sağlıkta Biyoteknolojik Devrim: Kendi Değerlerinizi Evinizde Takip Edin

Biyoteknoloji sayesinde kişisel sağlık takibi artık çok daha kolay. Yerli üretim sağlık kitleriyle bireyler, evlerinden sağlık durumlarını izleyebilir.

Sağlıkta Biyoteknolojik Devrim: Kendi Değerlerinizi Evinizde Takip Edin

TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ /SAĞLIK

Hatırlamanızı rica ediyorum.. COVID zamanında COVID'e yakalanıp, yakalanmadığımızı neredeyse 5 dakika içerisinde bize hızlıca söyleyen, bir damla kanımızla çalışan kitler vardı. Belki defalarca yapmışızdır. İnanılmaz pratik bir şeydi..

Bu pratiklik neyi engelledi? Bizim Covid olup olmadığımızı dakikalar içerisinde anlamamızı sağlayarak, hastanede gerçekten hasta olan, hastalıklarla boğuşan insanların doğru hizmeti alabilmelerini sağlayacak kapıyı araladı, çünkü eğer yakalanmamışsak ve çok da ağır değilse durumumuz hastaneye gitmek zorunda kalmadık. Onun haricinde sadece kendimiz adına değil, çevremizdeki insanların da sağlığını koruma adına eğer hastaysak kendimizi iyice izole edip, diğer insanlara hastalığın bulaş riskini de azalttık.

Bu yaşadığımız olgu aslında biyoteknolojinin sağlık alanında hepimize ulaşan ilk dokunuşuydu. Kendi sağlığımızı kendimiz biyoteknolojik bir araç ile kontrol edip, ona göre kararlar aldığımız ilk anıydı.

Sağlığımızın korunmasında, kendimize dair bazı belirteçler var. Bunlar çok temel şeyler. Örneğin, D vitamini seviyemiz düştüğünde bunun eksikliğini bir süre yaşadığımızda bağışıklık sistemimiz de çöküyor, mental sağlığımız çok etkileniyor, enerji seviyemizle ilgili problemler yaşayıp, aslında "hastalıklara açık hale" geliyoruz. Benzer şeyler kanımızdaki demir değerleri için de geçerli. İngilizce tabirle bizim bu gibi basit bir kaç değeri "monitör" etmemiz, kanımızdaki değerlerini "izlememiz" ve ona göre kendimize gereken takviyeleri, besinleri vs. almamız gerekiyor. Yani yol haritası böyle.

Ama biz bunu bilmediğimiz ve bilmek için de hastanelerin hem kendi içlerinde sahip olduğu inanılmaz hasta yükü, hem de sadece bu değerleri öğrenmek için sürekli tüplerce kan vermek çok da hoşumuza gitmediği için muhtemelen imkanı olan insanlar bile, gidip bu değerlerine baktırıp, ona göre takviyelerini almıyordur. Böyle olunca da ya eksik, ya da fazla kullanım gerçekleştiriyor oluyoruz. Çünkü bilmiyoruz, ne olduğunu.. Bir de elbette herkesin kendine özgü "biyoyararlanım" seviyesi olduğu da bir gerçek. Ben 20.000 IU D vitamini ile belki 1 hafta "idare" ederken, bir diğer kişiye bu ünitelerde D vitamini ihtiyacını karşılamaya bile yetmeyebilir.

Tam da bu noktada "Kişiselleştirilmiş Sağlık" ve "Kişiselleştirilmiş Beslenme" devreye giriyor. Aslında her ama her birey, kendine özgü.. Bir parmak izi gibi, özgün. Bu özgünlüğün de bana kalırsa biyoteknoloji ile taçlandırılması, aslında bizleri geleceğe taşıyacak en güçlü şey olduğunu düşünüyorum.

Avrupa'da, Amerika'da marketlerde, insanların doğrudan satın alabileceği, kendi kişisel sağlıklarını bir fiil evlerinde gözlemleyebileceği kitler var. Ne büyük rahatlık!

Bizler, YERLİ imkanlarla hepimize ulaşabilen, biyoteknolojinin toplum sağlığına dokunduğu bir geleceği oluşturabiliriz. Oluşturmalıyız da! Dünya'nın gittiği yere, bizler neden gitmeyelim? Toplumumuzun sağlığını el birliği ile en kolay yollardan, etkili bir şekilde korumak zorunda olduğumuzu düşünüyorum.

Can KAYACILAR

Endüstriyel Bilim İnsan

www.turkiyegunlugu.net