Prof. Dr. Ahmet Karacalar lipödem gerçeğini anlattı

Prof. Dr. Ahmet Karacalar, lipödemin estetik değil genetik bir hastalık olduğunu belirterek “Superdry 4D” tekniğiyle beden heykeltıraşlığı yaklaşımını anlattı.

Prof. Dr. Ahmet Karacalar lipödem gerçeğini anlattı

TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / İSTANBUL, TÜRKİYE — 14 ŞUBAT 2026

Lipödemin bir “şişmanlık” değil genetik ve hormonal bir yağ dağılım bozukluğu olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Karacalar, geliştirdiği “Superdry 4D” tekniğiyle yalnızca inceltme değil, form ve uyum hedeflediklerini söyledi.

Modern kadının sık dile getirdiği “Üst bedenim 36, alt bedenim 42” yakınmasının çoğu zaman irade eksikliğiyle açıklanamayacağını vurgulayan Karacalar, özellikle bacak ve basen bölgesindeki orantısız yağlanmanın lipödem kaynaklı olabileceğine dikkat çekti. Uzmanlara göre lipödem, çoğunlukla kadınlarda görülen ve ağrı, hassasiyet, kolay morarma gibi belirtilerle seyreden kronik bir durum.

Lipödem: Estetik sorun değil, hastalık

Prof. Dr. Ahmet Karacalar, lipödemi “genetik ve hormonal bir yağ dağılım bozukluğu” olarak tanımlıyor. Karacalar’a göre bu hastalıkta bacaklardaki yağ dokusu, vücudun genel metabolik düzeninden bağımsız hareket edebiliyor.

Karacalar, “Hasta aşırı zayıflasa bile bacaklardaki kalınlık kaybolmaz. Üstelik akşam saatlerinde artan ağrı, dokununca hassasiyet ve durduk yere morarma gibi belirtiler görülebilir” dedi.

Tıbbi literatürde “ağrılı yağlanma” olarak da anılan lipödemin tanı ve tedavisinin multidisipliner yaklaşım gerektirdiğini belirten Karacalar, bu durumun yalnızca estetik bir problem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Klasik liposuction yeterli mi?

Lipödem tedavisinde en çok merak edilen konulardan biri liposuction yöntemlerinin etkisi. Karacalar, klasik yağ alma işlemlerinin her vakada yeterli olmayabileceğini söyledi.

“Lipödem hastasına standart liposuction bakış açısıyla yaklaşmak doğru değil” diyen Karacalar, dokuya, damarlara ve lenfatik sisteme zarar vermeden çalışılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca hastanın metabolik, hormonal ve bağırsak sağlığının da tedavi planında göz önünde bulundurulması gerektiğini dile getirdi.

Bu yaklaşımı “evrimsel tıp perspektifi” olarak tanımlayan Karacalar, cerrahi müdahalenin bütüncül bir değerlendirme ile planlandığını belirtti.

“Superdry 4D” tekniği ve beden heykeltıraşlığı

Karacalar’ın geliştirdiğini belirttiği “Superdry 4D” tekniğinde, dokuya sıvı yüklemesi yapılmadan ve ısı enerjisi kullanılmadan çalışıldığını aktaran uzman, bu sayede dokuda yanma riskinin azaltıldığını ifade etti.

Karacalar, yaklaşımını “beden heykeltıraşlığı” olarak tanımlıyor: “Sadece yağı almak yeterli değil. Amaç inceltmekten öte, form vermek ve vücut oranlarını yeniden tasarlamak.”

“Sütun bacak” estetiği olarak bilinen daha düz ve orantılı bacak görünümünün, yalnızca hacim azaltımıyla değil, anatomik uyum gözetilerek planlandığını söyleyen Karacalar, cerrahın bu süreçte estetik bakış açısının belirleyici olduğunu kaydetti.

İyileşme süreci ve günlük yaşama dönüş

Hastaların en büyük endişelerinden birinin ameliyat sonrası iyileşme süreci olduğunu belirten Karacalar, uygun hasta seçimi ve doğru teknikle aynı gün mobilizasyon sağlanabildiğini söyledi.

“Uzun süreli yatak istirahati gerekmiyor. Hastalar günlük hayatlarına kontrollü şekilde kısa sürede dönebiliyor” diyen Karacalar, her cerrahi girişimde olduğu gibi bireysel farklılıkların göz önünde bulundurulması gerektiğini de ekledi.

Uzman uyarısı: Tanı ve tedavi kişiye özel planlanmalı

Lipödem şüphesi olan kişilerin öncelikle uzman değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini belirten Karacalar, kendi kendine teşhis ya da sosyal medya yönlendirmeleriyle hareket edilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Bacaklarınızda açıklanamayan ağrı, hassasiyet ve orantısızlık varsa, bu yalnızca estetik bir mesele olmayabilir” diyen Karacalar, tedavi planının kişiye özel oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

Uzmanlara göre lipödem, erken evrede fark edildiğinde yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkiler daha etkin biçimde yönetilebiliyor.

turkiyegunlugu.net