Mona Lisa'nın Gölgesinde: Louvre'da Bir Gün ve Çalınma Hikayesinin Ardındaki Gerçekler

Louvre Müzesi'nde sergilenen Mona Lisa'nın hırsızlık hikâyesi ve onun uluslararası sanat dünyasındaki etkisi yeniden gündemde.

Mona Lisa'nın Gölgesinde: Louvre'da Bir Gün ve Çalınma Hikayesinin Ardındaki Gerçekler
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / KÜLTÜR-SANAT
Uçaktan indiğim gibi buluşmaya gidiyorum. Dünyanın en ünlü kadını ile randevum var.

Musée du Louvre sayfasından çok önceden belirlediğim ziyaret saatleri içinde onu görebileceğim ancak. Yani benim canım ne zaman isterse görüşmemiz mümkün değil.

Müze müdürü Laurence des Cars geçen yıl sansasyonele konu olmuştu. Geçen yıl bir iç yazışma dışarı sızmış, 8.9 milyon ziyaretçi alan müzenin mevcut durumunu "fiziksel bir çile" olarak tanımlamıştı. Maddeler halinde ortaya koyduğu iyileştirmeler ve bütçe önerisini sunduğu yetkili makamlar çareyi müze ücretinin fahiş bir fiyata yükseltmekte bulmuşlardı.

Müzeye girdiğinizde gelen ziyaretçilerin çekim merkezi olan Mona Lisa'nın nerede olduğu gösteren tabelalar her yerde.
Velev ki tabelaları görmemiş dahi olsanız, kalabalığı takip ederek yanına ulaşıyorsunuz zaten.

"Müzeyi ziyaret edenlerin %80'i Mona Lisa için geliyor." diyor, Laurence des Cars.
Gizemli gülüşünü görmek isteyen mahşeri kalabalığa karışınca hiç de haksız sayılmaz diyorum.

Sanatın gücü zamanın ötesine geçebilen bir güç hakikaten.
Onu bu kadar önemli kılanın ne olduğunu zaten sanat tarihçileri yüzyıllardır tartışıyorlar.

Lakin müzede çalışan bir İtalyan tarafından çalınması ve ancak 2 yıl sonra bulunarak iade olması hikayesi ününe ün kattı.

Tarihler 1911 yılını gösterirken Vincenzo Peruggia İtalya'ya ait olduğunu düşünerek yerinden çıkardı. Kimse ondan şüphelenmedi.

Müze yetkilileriyle polis tabloyu bulmak için kapsamlı bir soruşturma başlattı. Tabloyu kimin, neden çaldığı konusunda beyin fırtınası yapan yetkililer ünlü şair Guillaume Apollinaire ve ressam Pablo Picasso’yu kıskaca alarak sorguladılar.

Oysa Peruggia, Mona Lisa’yı İtalya’ya geri getirmiş, Floransa’da bir sanat galerisi ile görüşmeye başlamıştı. Durumu farkeden galerici İtalyan Polisi ile ona tuzak kurmuş ve 2 yıl sonra Mona Lisa ile suç üstü yakalanmıştı.

Savunması hayli ilginçti;
Amacı Mona Lisa’yı kurtarmak ve onun kendi vatanında kalmasını sağlamaktı. İtalyan sanatının çalınarak Fransa tarafından kötüye kullanıldığına inanmıştı ve bu duygularla harekete geçmişti.

Mona Lisa Fransa’ya iade edilmeden önce birkaç hafta boyunca Uffizi Galerisi’nde sergilendi.
Bu süre zarfında, İtalyanlar tarafından büyük bir ilgi ve alaka ile karşılandı. Birçok İtalyan, eserin kısa süreliğine de olsa anavatanına dönmesini, İtalyan sanatının zaferi olarak gördü.

Ziyaretçiler, Leonardo da Vinci’nin bu benzersiz eserini görebilmek için akın ettiler. Eserin sergilendiği dönem, İtalyan basınında ve halk arasında geniş yer buldu. Bu olay, ulusal bir gurur kaynağı olarak kabul edildi.

Italyanların gururlu anları uzun sürmedi çünkü eser, uluslararası anlaşmalar gereği bir süre sonra tekrar Fransa’ya iade edildi. Bu olay, uluslararası sanat ve kültürel mirasın korunması konularında da önemli tartışmaları beraberinde getirdi.

Mahkemede kendi savunmasını kendisi yapan hırsız, duygusal etki yaratarak “Milli Kahraman” olarak görüldü.

Suçlu bulunmasına rağmen yalnız 7 ay hapis yatarak ünlü oldu...

Onur Küçükkaramıklı

 Co-Founder at SONA Underwater Dive Technology