MOLLA GOOGLE ULEMÂSI

Sosyal medya çağında yüzeysel bilgiyle yetinen, kültürel hafızasını yitiren bir toplumun çöküşü gözler önünde. Yeniden derinliğe ve köklere dönüş zamanı.

MOLLA GOOGLE ULEMÂSI


Bilgiye ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı, ama hakikati bulmak da hiç bu kadar zor değildi.

Artık kütüphanelerin tozlu raflarında sabırla bilgi arayan nesiller yok.

Onların yerine, sosyal medyanın abidik gubidik bilgileriyle alim olduğunu sanan, bir cümlelik özetlerle kendini filozof addeden bir güruh var: Molla Google Ulemâsı.

Bu yeni ulemâ, ne bir metni hakkıyla okuyor ne de derinliğine vakıf oluyor.
Birkaç kelime, birkaç çarpıcı cümle…
Gerçek bilgiden kopuk, köksüz, sığ bir zihniyet. Oysa biz, sanatın, mimarinin, edebiyatın zirve yaptığı bir medeniyetin mirasçılarıyız.

Bin yıllık birikimin üzerine basıp yükselmek varken, onu görmezden gelip çürümeye terk ediyoruz.

Kendi dilini konuşamayan, atasının yazdığını okuyamayan, Yunus Emre’nin, Fuzûlî’nin, Şeyh Galip’in şiirlerine yabancı bir gençlik…

Dedelerinin kitaplarına kör, geçmişine sağır, kültürüne bigâne bir nesil yetişiyor.
Daha da vahimi, bundan rahatsız bile olmuyor.

Bizim yeniden köklerimize dönmeye ihtiyacımız var.
Kendi kültürümüzü, tarihimizden miras kalan kadim bilgelik kaynaklarını yeniden keşfetmeye… Şiirimizin ahengine, musikimizin ruhuna, mimarimizin estetiğine, irfanımızın derinliğine yeniden vakıf olmaya…

Çünkü özünden kopan her millet savrulmaya mahkûmdur.

Yeniden okumak, yeniden anlamak, yeniden inşa etmek zorundayız.
Bir milletin hafızası, onun kimliğidir.
Ve biz ya hafızamıza sahip çıkacağız ya da yok olup gideceğiz.(Alıntı)

Mia'mın kitap sevgisini kimse sorgulamasın

Fatoş B.

 Öğretmen

www.turkiyegunlugu.net