Matematikle Barışmanın Anahtarı: İnanç, Sabır ve Doğru Yöntem
Matematik öğrenememek bir sonuç değil, bir inanç. Eğitim koçları bu inancı dönüştürmenin formül öğretmekten daha önemli olduğunu söylüyor.
“Hocam ben matematiği anlamıyorum...”
Bu cümleyi bir yılda
kaç kez duyduğumu tahmin bile edemezsiniz!
Aslında bu bir sonuç değil,
bir inanç. Çoğu zaman bu inancı değiştirmek, formül öğretmekten çok daha kritik.
Ama işin güzel yanı şu:
Bu cümleyi kuran birçok öğrencim şimdi denklem çözerken kahve içiyor,
şiir yazıyor
(tamam şiir kısmı biraz abartı olabilir tabii ☺)
Eğitim koçluğu sadece “çalış” demek değil; öğrencinin nasıl çalışacağını, neden zorlandığını ve nasıl motive olacağını birlikte keşfetmektir.
Hele bir de konu matematikse, işin içine bolca sabır, strateji ve
zaman zaman mizah da katmak şart.
Her öğrenci farklıdır;
kimi sessizce çözüm arar,
kimi “anlamıyorum” diye haykırır. Ama hepsinin ortak noktası şu:
Doğru yaklaşımla, matematik öğrenilebilir.
Ve biz eğitimciler olarak
tam da bu yüzden buradayız.
Birlikte öğreniyor, birlikte gelişiyoruz.
Ve bazen birlikte “x”i bulup sonra neden kaybettiğimizi sorguluyoruz.
Eğitim bir süreçtir;
matematik ise bu sürecin en öğretici duraklarından biri.









