MARKA SADAKATİ VE TARAFTARLIK

Dinler, ideolojiler, takımlar, uluslar ve markalar

MARKA SADAKATİ VE TARAFTARLIK

Pazar akşamı Pegasus’un Sabiha Gökçen-Gaziantep uçağında karşılaştığım bir manzara dikkatimi çekti. Uçak Fenerbahçe-Galatasaray maçından sonraki saatlerde olduğu için yolcuların büyük bir kısmı Fenerbahçe formalı taraftarlardan oluşuyordu. 90 dakika maç izlemek için bu zahmete ve masrafa katlanmak nasıl mümkün olabiliyordu?

* Baştan söyleyeyim ki amacım eleştiri falan değil, zira benim de yapmışlığım var:) Bu bağlılığın ve motivasyonun arkasındaki sistemi anlamaya çalışıyorum sadece. Çünkü pazarlama ve marka sadakati ile de oldukça ilgili.

* Dinler, ideolojiler, takımlar, uluslar ve markalar… İnsan doğası gereği bağlanmaya, bir gruba ait olmaya ve mutluluğu aramaya meyilli. Martin Lindstrom, yaptığı çalışmada din ve markaların aynı beyin bölgesini aktifleştirdiğini ortaya koymuştur. Bu olguların benzer şekilde güçlü tutum ve motivasyon ortaya çıkardığı çok açık. Nörobilim ise nedenlerini anlama noktasında bize oldukça yardımcı olabiliyor.

* Oksitosin ve dopamin bağlılığın ve motivasyonun arkasındaki ana itici güçler. Dopamin, pazarlamanın da hedefinde olan beyin ödül sisteminin ateşleyicisi görevini görüyor. Eş ve anne-çocuk bağlılığının da kaynağı olan oksitosinin, burada da bağlanma noktasında önemli bir rol oynadığını araştırmalar bize gösteriyor. Gruba ait olduğumuzda ortaya çıkan güvene bağlı serotonin, maç esnasındaki heyecana bağlı adrenalin ve kazanma durumunda ortaya çıkan benlik saygısı ile ilişkili testosteron...

* Pazarlama açısından bakınca, insanların satın alma motivasyonun arkasında en çok ödüllendirme ve duyguların olduğunu görebiliriz. Marka sadakati açısından bakınca da mutluluk, aidiyet, güven, statü, bağlanma ve hafıza gibi pek çok unsuru içerisine alan karmaşık bir süreç olduğunu görebiliriz. Futbol maçlarında kazanma durumunda da ortaya inanılmaz bir güç ortaya çıkıyor tabii ki.

Mehmet Kaya

Neuromarketing Consultant | Brand & Marketing Strategy |