LinkedIn’e dönen profesyonelden üretkenlik ve gelişim notları
Yaklaşık iki aylık aranın ardından LinkedIn’e dönen profesyonel, üretkenlik, öğrenme, sağlık alışkanlıkları ve ilham aldığı isimlere ilişkin deneyimlerini paylaştı.
Bir gün kırkayağa sormuşlar: “Hangi ayağını önce atacağını nereden biliyorsun?” diye. Kırkayak ondan sonra bir daha yürüyememiş.
Kendimi bu aralar tam bu kırkayak gibi hissediyorum.
Bazı şeyleri o kadar çok düşünüyorum, kafamda artısıyla eksisiyle o kadar çok tartıyorum ki hareketim kısıtlanıyor.
“Siz siz olun, içinizdeki kırkayağa geçit vermeyin” önerisiyle başlayayım.
*
Yaklaşık 2 aydır LinkedIn’de düzenli yazamadım. Mesaj atan, sabırla bekleyen herkese teşekkür ederim. Bu dönemde bana iyi gelenleri, ilham verenleri özet geçmek isterim.
*
*LinkedIn Learning’i bugüne kadar hiç kullanmamıştım; daha doğrusu bu kadar çeşitli başlıkta, bu denli eğitim içerdiğini bilmiyordum.
Merak ettiğim, ilgi duyduğum birçok alanda içerik izledim. Hem farklı disiplinlerin birbirini daha iyi beslediğine inanan biri olarak, hem de “Bir şeyin her şeyini, her şeyin bir şeyini bilin” sözünün sadık takipçisi olarak LinkedIn’in sunduğu bu hizmetten çok fayda sağladığımı söylemeliyim.
Yazayım istedim; belki sizin de işinize yarar. (Hayır, #reklâmdeğil.)
*Geçen haftalarda Brüksel’deki bir “networking” etkinliğinde Sinan Canan ile tanıştık.
“Networking” hep içime bir türlü sinmeyen bir terim olmuştu. Sanki bir buluşmanın samimiyetini, içtenliğini içinden çekip alıyor da yerine daha yapay bir şey koyuyormuş gibi hissediyordum. Sinan Canan bu terime Türkçemizde en çok “ahbaplık”ın yakıştığını söyledi.
Daha iyisini bulana kadar kendisiyle hemfikirim.
Nitekim, dilimize Arapçadan geçen “aḥbāb”ın kökünde “sevgi, muhabbet ve sevmek” anlamları var.
*Birkaç gün önce Nesli’nin ilham verici bir yazısı vardı. “Başarının mümkün olabilmesi için önce bütünsel sağlığın korunması gerek” diyerek, kendi “beden yatırımı listesi”ni paylaşmıştı.
Ben Nesli kadar “bireysel liderlik” konusunda iyi değilim ama 35'imden bu yana hayatıma kattığım üç şeyin bana iyi geldiğini hissediyorum:
*Çok su içmek ve yeterli protein almak,
*Kas yoğunluğunu koruyan direnç egzersizi yapmak,
*Ve tükettiğim her şeyin öncesinde ve sonrasında üstünde düşünmek (Sadece yediğimin içtiğimin değil; okuduğum kitabın, izlediğim filmin, seyahat ettiğim yerin de.)
*Bu vesileyle, hazır konu bireysel liderlikten açılmışken, kendime not aldığım bir hatırlatmayı da paylaşayım:
"Kimsenin görmediği anlarda neyi geliştirdiysen, ona dönüşürsün...
Okudukların sohbetine yansır.
Nasıl beslendiğin enerjine yansır.
Odağının kalitesi aldığın sonuçlara yansır.
Disiplinin özgüvenine yansır."
*
*İspanyol tenisçi Rafael Nadal’ı konu alan dört bölümlük bir belgesel yayımlandı. Nadal'ın başarılarının ardında bu kadar kronik ağrı ve zihinsel yük olduğunu açıkçası bilmiyordum.
Bence, azim, mücadele ve dayanıklılık üzerine oldukça ilham verici bir yapım olmuş.
Belgeselden aklımda kalan, Goethe’ye atfedilen şu söz ile bitireyim:
“Yetenek sessizlikte, karakter ise fırtınalarda büyür.”
Damla Ömür Tantekin
·Writer & Speaker | Insights on Life, Culture & Human Experience Across Countries











