Kutunun Dışında Düşünmenin Gücü: Hikâyeler, İlham ve Cesaret

Henry Ernest Dudeney’nin bulmacalarından Frank Gehry’nin tasarımlarına, alışılmışın dışına çıkmanın ilham veren hikâyeleri.

Kutunun Dışında Düşünmenin Gücü: Hikâyeler, İlham ve Cesaret

TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ /TÜRKİYE

Okuduğunuz yazı bu mecradaki 383. yazım. LinkedIn maceramın yaklaşık 4 yıl önce, sürecin nereye uzanacağını tam bilmeden şu düşüncelerle başladığını söyleyebilirim: “Algoritmanın pek sevmediği günü seçer, sadece pazar günleri yazarsam acaba nasıl olur? Herkes işle ilgili paylaşımlar yapıyor; ben hayata dair yazsam, hikâyeler anlatsam olmaz mı? Neden olmasın?”

Bu soruların özellikle "Nasıl olur? ve “Neden olmasın?” kısımlarının bugün sizlerle tanışmamdaki küçük görünümlü dev güçler olduğunu söyleyebilirim.

*

Geleneği bozmayayım ve size yine bir hikâye anlatarak başlayayım.

1900'lü yılların başı… Eğitimini matematik alanında tamamlayan İngiliz Henry Ernest Dudeney gençliğinde mantık bulmacaları yazmaya başlamış ve hazırladığı bulmacalardan birini de Londra’daki büyük gazetelerden birine göndermişti.

Gazete bulmacayı yayımlamıştı fakat normal şartlarda çok fazla okura ulaşamayacak bu bulmaca iyi bir tesadüfle yan yana gelmişti.

O sıralar aynı gazetede Sherlock Holmes hikâyelerini kaleme alan Sir Arthur Conan Doyle da yazıyordu. Böylece Dudeney’nin soyut düşünmeyi teşvik eden matematik ve mantık bulmacaları çok geniş kitlelere ulaşmaya başladı.

Ve Dudeney bu sayede “dokuz nokta problemi”ni de popüler hâle getirecekti.

Dokuz nokta problemi şuydu: Üç satır ve üç sütundan oluşacak şekilde toplam dokuz noktadan meydana gelen bir şekil oluşturuyor ve o dokuz noktayı kalemi kaldırmadan, dört düz çizgiyle birleştirmeniz gerekiyordu. (Bunu daha önce çözmemiş olanlar, yoruma eklediğim şekle göz atarak, burada durup çözmeye çalışsınlar isterim.)

Fakat, bu birleştirmeyi yapabilmek kolay iş değildi.

Çünkü başarmak için o karenin dışına çıkarak çizgileri çizmeyi düşünmeniz icap ediyordu. Ve işte bu bulmaca 1970'lerin iş dünyasından başlayarak bugün günlük hayatta çok kullandığımız bir metafora kaynaklık edecekti:

Thinking outside the box: Yani "kutunun dışında düşünmek".

Bulmacayı çözmeye çalışan çoğu kişi o kareyi bir çerçeve olarak düşündüğü ve o çerçeveden çıkmadığı için sonuca ulaşamıyordu. Oysa zihninizi esnettiğiniz ve kutunun dışına çıktığınız anda çözümü de buluyordunuz.

*

Bana göre, “kutunun dışında düşünen” en iyi örneklerden biri, daha önce hikâyesini anlattığım ve fotoğrafta arkamda gördüğünüz binanın mimarı Frank Gehry. Dünyanın farklı şehirlerinde gelenekselin dışına çıkan, cesur, çarpıcı tasarımlar yapıyor.

Şöyle anlatmış:

"Benim için her gün bir yenilik içeriyor. Her projeye, sanki ilk projemmiş gibi, bir güven eksikliğiyle, ter dökerek ve tam nereye doğru yol aldığımdan emin olmadan başlıyorum.
Zaten nereye gittiğimi biliyor olsaydım, o yola hiç girmezdim."

Kutunun dışında düşünmek bazen belirsizlik, bazen risk, bazen kuralları çiğnemek demek. Ama kendinize baktığınızda da, başarı hikâyelerinizin çoğunun oradan çıktığını görürsünüz.

İrlandalı oyun yazarı George Bernard Shaw demiş ya:

Bazı insanlar her şeyi olduğu gibi görür ve ‘neden’ diye sorarlar. Ben ise her şeyi olmadığı biçimde hayâl eder ve şöyle sorarım: Neden olmasın?

Damla Ömür Tantekin

Advisor | Writer | Speaker | Cross-Cultural Communication