KİLO VEREMEMENİZİN NEDENİ İNSÜLİN DİRENCİ OLABİLİR
İNSÜLİN DİRENCİNİ ÖNLEYECEK 7 ÖNERİ
Bakın; bu da ilginç: Telefonlarımıza her 24 saatte 2617 defa dokunuyormuşuz.
Çağımızın parolası “Yaşamayı denedim ama dikkatim dağıldı” olabilir mi? diye soruyordu yazar Johann Hari. Onun çok konuşulan “Çalınan Dikkat” kitabını geçen hafta okudum.
*
Hari’nin değişik bir hikayesi var...
Pek çoğumuzun “dijital detoks” hayalini gerçekleştirerek; yavaşlamak, odaklanma sorununu aşmak ve planladığı romanını yazmak için bütün akıllı aletlerini bırakarak üç aylığına Provincetown’da bir ev kiralamış.
Diyor ki Hari: “Her gün içime daha fazla bilgi çekmeye, daha fazla insanla görüşmeye, daha çok şey öğrenmeye, daha çok konuşmaya çalışmıştım ve fazla kullanıldığı için çizilmiş bir plak gibi artık konudan konuya atlayıp duruyordum ve aklımda bir şey tutmakta zorlanıyordum. Yorgundum.”
Üç ay boyunca, okyanus kenarında uzun yürüyüşler yapmış, daha fazla okumuş, daha çok uyumuş ve akıllı telefonunun, Internet’in, e-postaların, sosyal medyanın eksikliğini de hissetmediğini fark etmiş.
Fakat, tahmin edersiniz ki, hikaye mutlu sonla bitmemiş.
Johann Hari üç ay sonunda eski yaşamına geri döndüğünde aynı alışkanlıklarına, aynı odaklanma sorununa da geri dönmüş. Üstelik bu kez, iradesine hükmedebildiği yanılgısına kısa bir süre sahip olan ama sonra iradesizlik hissini daha yoğun yaşayan biri olarak.
*
Şimdi günümüzden tam 178 yıl öncesine gidelim… Yazılarımda sıklıkla bahsettiğim Henry David Thoreau’ya.
Düşünür Thoreau, 1845 yılında ormanın içinde, Walden Gölü kıyısında kendine bir kulübe inşa eder. İnsanın kendi kendine yarattığı ihtiyaçların bir süre sonra esiri olduğunu düşünen filozofun amacı doğanın içinde hem bir öğrenci hem bir gözlemci olarak sade bir yaşam kurmaktır. İki yıl süreyle burada yaşar.
Thoreau, toplumdan uzaklaştıkça başarı, moda, siyaset, para gibi kavramların da anlamsızlaştığını; insanın yaşamını gereksiz birçok nesne ve olguyla doldurduğunu farkına varır. İnsan, sahte kaygılarla ve bayağı yaşam çabalarıyla öyle çok meşguldür ki, bu onu hayatın daha güzel meyvelerini toplamaktan alıkoymaktadır.
“Hayatımız detaylarla mahvoluyor. Sadeleştirmeliyiz.” der.
*
Bu iki hikayeyi art arda şunun için anlattım:
Baktığımızda, insanın hız merakı, kaygıları, şan şöhret arzusu 178 yıl öncesiyle aynı; değişen tek şey “araçlar”.
Neden bu kadar acele yaşayıp hayatı ziyan ediyoruz? diye sorar Thoreau, yazdığı Walden adlı kitabında.
Benim size, birlikte düşünmeyi önerdiğim soru ise şu:
Dünya hızlanırken biz nasıl yavaşlayabiliriz?
✨
(Fotoğraflar eşliğinde düşünmek isterseniz de, Instagram'daki son paylaşımıma bakabilirsiniz.
Ne Düşünüyorsun?
İlgili İçerikler
- Yorumlar
Bizi Takip Edin
Popüler Haberler
-
Gökhan Zan isyan etti: Hakkımı helal etmiyorum
Editor Mart 14, 2023 0 17.1k
-
Aydın /Söke Bağarası'na ait olduğu bilinen "Suya gider ...
Editor Eylül 8, 2023 0 8.3k
-
Almanya'nın küçük İstanbul'u denilen Türk mahallesi Kre...
Editor Aralık 17, 2023 0 2k
-
Kültürlerin Karıştığı Ülke: Fas-Genel Bilgiler
Editor Nisan 28, 2025 0 1.9k
-
AB ülkelerinde mentollü sigara satışı yasaklandı
Editor Mayıs 20, 2020 0 1.6k
Tavsiye Edilenler
-
İstanbul'da Yeni Bir Yaşam Kurarken Hangi Bölgeler Öne ...
Editors Haziran 8, 2026 0 143
-
Bireysel hosting arayanlara NVMe destekli yeni ekonomik...
Editors Nisan 23, 2026 0 220
-
Hostingİstanbul'dan yeni Rüya Hosting paketi ile yüksek...
Editors Nisan 22, 2026 0 263
-
Police flee leaving child behind during deadly Kyiv sho...
Editors Nisan 20, 2026 0 273
Anket
Türkiye'nin en acil ihtiyacı nedir?
Toplam Oy: 12
Adalet ve Hukuk
Gündemi en çok nereden takip ediyorsunuz?
Toplam Oy: 9
Sosyal Medya
İmkanınız olsa nerede yaşardınız?
Toplam Oy: 8
Kendi Memleketimde / Köyümde
Ayın sonunu nasıl getiriyorsunuz?
Toplam Oy: 9
Kredi Kartı









