Geçmişin ağır yıkımları için kederlenecek,
Kaybettiklerimizi düşünerek üzüleceğimiz,
Yüreğimizi hırpalayıp yoran vefasızlar için,
Bir ömür kahredeceğimiz kadar uzun mu???
*
Oysa sadece bir kez kendimizi düşünüp,
Kendimiz için yaşamayı bir becerebilseydik,
Kaybettiğimizi sandığımız pek çok şeyin,
Aslında kazancımız olduğunu farkedebilir,
Böylesine yormazdık küçücük yüreklerimizi...
*
Değmeyecekler uğruna baharlara küsüp,
Kısacık ömrümüzü hazana terketmezdik.
Bu hayatı kendimiz için yaşamayı bilseydik,
Yüreğimize böylesine acılar çektirmezdik.
Ama biz hep başkaları için yaşadık bu hayatı...
*
Kendi mutluluğumuzu düşünmek yerine,
Önce sevdiklerimiz mutlu olsun dedik.
Bunun için çabalayıp kendimizi yorduk.
En güzel duygularımızı bir bir feda ederken,
Sonunda ise hep ihanet ve nankörlük gördük...
*
Aldığımız ağır yaralar, yaşadığımız yıkımlar,
Yüreğimizde ömrümüzü tüketen can kırıkları,
Yaşanmamış hayallerin dilimizdeki keşkeleri,
Ve vazgeçtiklerimizi sakladığımız neyse/lerle,
İnatla kendi mutluluğumuzu erteleyip durduk...
*
Peki yaptığımız bunca fedakarlığa değdi mi?
Uğrunda kendimizi böylesine tükettiğimiz,
Baş tacı ettiğimiz sevdiklerimiz değer bildi mi?
Cevap her nefeste kanayan yüreklerimizde...
Cevap fani ömrümüzden kaybettiklerimiz de...