Karşılıksız iyilik ruh sağlığını güçlendiriyor, sınırlar önemli
Uzmanlara göre karşılıksız iyilik hem yapanı hem alanı iyileştiriyor. Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, gerçek iyiliğin alkışta değil, niyette saklı olduğunu vurguluyor.
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / İSTANBUL, TÜRKİYE — 24 OCAK 2026
Karşılıksız iyilik yapmanın yalnızca iyilik yapılan kişiyi değil, iyiliği yapan bireyin ruh sağlığını da güçlendirdiğini belirten uzmanlar, bu davranışın içten geldiğinde kalıcı bir etki yarattığını vurguluyor.
24 Ocak Dünya Karşılıksız İyilik Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, karşılıksız iyiliğin empati, vicdan ve öğrenilmiş değerlerin birleşiminden doğan güçlü bir insani davranış olduğuna dikkat çekti.
Bal’a göre iyilik yapmak psikolojik açıdan doğal bir “iyi hissetme” kaynağı olsa da bu etkinin sürdürülebilir olması için kişinin kendi sınırlarını koruması büyük önem taşıyor.
Karşılıksız iyilik empati ve vicdanla şekilleniyor
İyilik yapmanın insan olmanın en temel davranışlarından biri olduğunu dile getiren Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, bazen kimse görmeden ve hiçbir karşılık beklemeden yapılan iyiliklerin hem bireysel hem de toplumsal ruh sağlığı açısından güçlü bir anlam taşıdığını söyledi.
Karşılıksız iyilik davranışının kökeninde birden fazla psikolojik dinamik bulunduğunu aktaran Bal, empatiyi başkasının duygusunu anlayabilme ve onun yaşantısına duygusal olarak temas edebilme becerisi olarak tanımladı. Bal, vicdanın ise bireyin içsel ahlaki pusulası olduğunu belirterek, aileden ve toplumdan öğrenilen değerlerin de iyilik davranışını şekillendirdiğini ifade etti.
İyilik yapmak doğal bir “iyi hissetme” kaynağı
Bilimsel araştırmaların, karşılıksız iyiliğin beyin kimyası üzerinde de olumlu etkileri olduğunu gösterdiğini aktaran Bal, iyilik sırasında dopamin, serotonin ve oksitosin gibi mutluluk ve bağlanma hormonlarının salgılandığını söyledi.
Bu durumun stres hormonlarını azalttığını ve kişinin kendini daha sakin, anlamlı ve başkalarıyla bağlantılı hissetmesine katkı sağladığını belirten Bal, “İyilik yapmak psikolojik açıdan doğal bir ‘iyi hissetme’ kaynağıdır; ancak bu etki, iyiliğin içten gelmesiyle güçlenir.” dedi.
Sağlıklı iyilik, sınırları olan iyiliktir
Karşılıksız iyiliğin bireyin özsaygısı üzerinde de olumlu bir etkisi olduğunu kaydeden Bal, kişinin başkasına fayda sağladığını gördüğünde kendilik değerinin güçlendiğini ifade etti. Ancak bu noktada sınırların önemine dikkat çeken Bal, sürekli veren ve kendi ihtiyaçlarını ihmal eden bireylerde zamanla tükenmişlik ve öfke duygularının ortaya çıkabileceğini söyledi.
Bal, “Sağlıklı iyilik, ‘kendimden vazgeçerek’ değil, ‘kendimi de gözeterek’ yapılan iyiliktir.” değerlendirmesinde bulundu.
Gerçek iyilik alkışta değil, niyette saklı
Onay ihtiyacıyla yapılan iyilik ile içsel motivasyonla yapılan iyilik arasındaki farka da değinen Bal, onay beklentisiyle yapılan iyiliklerin karşılık görülmediğinde hayal kırıklığı yaratabileceğini belirtti. İçsel motivasyonla yapılan iyiliklerin ise kişinin değerleriyle bağlantılı olduğu için daha sürdürülebilir ve ruhsal açıdan besleyici olduğunu aktardı.
Sosyal medyada iyiliğin görünür hale gelmesinin günümüzde sıkça tartışılan bir konu olduğuna işaret eden Bal, iyiliğin paylaşılmasının ilham verici olabileceğini ancak yalnızca görünürlük amacıyla yapılmasının anlamını zayıflatabileceğini söyledi.
Bal, “İyiliğin gerçek gücü alkışta değil, niyette saklıdır. 24 Ocak Karşılıksız İyilik Günü, iyiliğin yalnızca dünyayı değil, yapan kişinin iç dünyasını da iyileştirdiğini hatırlatıyor.” ifadelerini kullandı.













