Kadınlar İçin Tasarlanmayan Dünya: Görünmezi Görünür Kılmak
Ofis sıcaklığından araba güvenliğine kadar her şey erkek modeline göre tasarlandı. Bu durum kadınların yaşamını, sağlığını ve gelirini nasıl etkiliyor?
Bakın, bu bilgi ilginç… Ofislerde 1960’lardan beri kullanılan sıcaklık konfor standartları, 40 yaşında, 70 kg ağırlığında bir erkek modeline göre oluşturulmuş. Oysa, ofis işi yapan genç yetişkin bir kadının metabolik hızı, aynı şekilde çalışan bir erkeğe göre daha düşük. Bu da kadınların ofis ortamını 2–3°C daha soğuk hissetmesine neden oluyor.
Ve bu durum kadın çalışanlarda verimliliğin düşmesine dahi neden olabiliyor.
Devam edeyim…
Bir kadının, trafik kazası geçirdiğinde yaralanma olasılığı bir erkeğe göre %71; ölüm riski ise %17 daha fazla. Bunun nedeni de arabaların erkeklerin model alınarak tasarlanmasıyla ilgili.
Kadınlar, ortalamada boyları daha kısa olduğu için araba kullanırken daha önde oturmak durumunda kalıyorlar ve önden çarpışmalarda iç yaralanma riski yükseliyor.
Örnekleri, erkek standardı hesaplanarak tasarlanmış olan her şeye; askeri kıyafetlere, klavyelere, kavrama kollarına kadar genişletebiliriz.
*
Erkeğin standart olarak alınması nasıl ürün geliştirmede veri açığı yaratıyorsa, erkek egemen iş hayatında da benzer sıkıntılar var.
OECD tarafından Fransa, Almanya, İsveç ve Türkiye’den elde edilen veriler, kadınların yaşamları boyunca erkeklerden %31 ile %75 arasında daha az kazandıklarını gösteriyor. Çünkü doğuran, emziren, çocukları büyüten; yani “bakım” veren bir kadının hem kariyerinde hem de kazandığı para miktarında geriye düşeceğini tahmin edebilirsiniz.
Ve McKinsey’nin 2020 raporuna göre, çocukları okula, kursa götürmek, yaşlı akrabalarla ilgilenmek, market alışverişi yapmak gibi parasal karşılığı olmayan işlerin %75’i de hâlâ kadınlar tarafından üstleniliyor.
Kuşkusuz, bunların manevi olarak insana iyi gelen bir tarafı var.
Fakat…
Birincisi, kadınlar üstlendikleri bakım nedeniyle daha fazla esnek çalışmaya yöneliyorlar. Aranan esnekliği sağlayan işler ise hem beceri düzeyinin altında kalıyor hem de hak edilen parayı kazandırmıyor.
İkincisi de, doğal olarak, gençken daha az kazanmak yaşlılıkta da daha düşük refah seviyesi getiriyor.
*
Peki çözüm ne?
Ryan Gosling, 2017 Altın Küre Ödülleri töreninde La La Land filmindeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandığında duygusal bir konuşma yapmış ve hayat arkadaşı Eva Mendes’e şöyle teşekkür etmişti:
“Ben film setinde hayatımın en güzel deneyimlerinden birini yaşarken, hayat arkadaşım hem ikinci çocuğumuza hamileydi hem kızımızı büyütüyordu ve bir yandan da kardeşine kanserle mücadelesinde yardımcı oluyordu.
Eğer tüm bunların yükünü o omuzlamasaydı, bugün burada ben değil, başka biri olurdu. O yüzden, hayatım, sana teşekkür ederim.”
Ryan Gosling örneğindeki gibi, görünmezi görünür kılmak ve takdir etmek tabii ki ilk adım olabilir.
Fakat, daha da önemlisi, “görünmezliğin” bir farkındalığa dönüştürülmesi gerek.
İşte, bu yazıyla, hemcinslerimi tam da buna davet ediyorum...
Bir kadın olarak, karar verme süreçlerine, araştırmaya, bilgi üretimine daha fazla dahil olmaya.
Bu bakış açısı değişir mi? İnanın, böyle böyle değişir.
Damla Ömür Tantekin adlı kullanıcının {:badgeType} hesabı var











