Just Do It’ten 5 saniye kuralına: Tereddüdü aşmanın yolu

Nike’ın “Just Do It” sloganından ilham alan 5 saniye kuralı, tereddüt anında harekete geçmeyi sağlayan basit ama etkili bir zihinsel teknik sunuyor.

Just Do It’ten 5 saniye kuralına: Tereddüdü aşmanın yolu
Dünyanın en meşhur ve neredeyse tüm kültürlerle bağ kurabilen marka sloganı hangisiymiş, biliyor musunuz?

*Just Do It!”

Bu sloganı güçlü kılan şeylerden biri “Just” kelimesi.
*Sadece yap!
Daha fazla düşünmeden, ertelemeden, bahane üretmeden bizi yapmaya davet ediyor.

Belki de, sloganın farklı yaş grupları ve kültürel bağlamlarda bu denli güçlü karşılık bulmasının temelinde, bir eyleme girişmeden önce hepimizde var olan tereddütlerin, duygusal engellerin ve bahanelerin ortaklığını göstermesi yatıyordur.

*

Size dünyanın dört bir köşesinde oldukça yankı bulmuş, kendimde de sonuçlarını gördüğüm “5saniyekuralı”ndan bahsedeceğim. Önce kuralın çıkış hikâyesini anlatayım:

Mel Robbins adında bir avukat, 40'lı yaşlarının başında ciddi bir krizin eşiğindedir. Borçlarla, depresyonla, motivasyon eksikliğiyle, sabah yataktan kalkamama gibi sorunlarla mücadele etmektedir. Bu dönemde kendi hayatını toparlamak için geliştirdiği basit bir zihinsel tekniği milyonlara anlatarak hem kendi hayatının yönünü değiştirir hem de başkalarının.

Mel Robbins yine bir sabah yataktan kalkmakta zorlanırken, bir gece önce televizyonda izlediği roket fırlatımındaki geri sayımdan etkilenerek, “5’ten geri sayacağım ve sayım bittiğinde düşünmeden kalkacağım" diyerek yataktan kalkar.

5… 4… 3… 2… 1…

Bu formül her gün sahiden de işe yarar.
Hem de hayatının küçük ama kritik kararlar vermesi gereken pek çok alanında.

Örneğin, birine bir mesaj atman veya biriyle gidip konuşman gerekiyordur ama tereddüt ediyorsundur. Toplantıda bir fikrin vardır fakat konuşmaya çekiniyorsundur. Spora gideceksindir ama bahane üretiyorsundur.
Yapman gereken bir şey için tereddütü fark ettiğin anda 5–4–3–2–1 diyerek geri sayman ve onu fiziksel bir eylemle başlatman gerekiyor.

*

Bu zihinsel tekniğin bilimsel arka planında yatan ise şu:

Beynimizin limbik sistemi, değişimi sevmediği ve bir şeyi yapmamaya yönelik bahaneleri genelde ilk birkaç saniyede ürettiği için, 5 saniye içinde harekete geçilmesi hâlinde otomatik sabotaj sistemi devreye giremiyor. Yani bir anlamda, bu geri sayım dikkati korkudan alıyor, beynin karar verme bölgesini devreye sokarak otomatik düşünce akışını kesiyor.

Elbette bunu işten ayrılma, evlilik, yatırım gibi büyük stratejik kararlarda kullanmamak gerekiyor.
Benim aklıma gelen kurnaz bir soru da şuydu: Sayımı geri değil de, ileri doğru yapsak olur mu?

Fakat, beyin geri sayımı “başlangıç sinyali” olarak algılıyor ve ileri sayıma aynı tepkiyi vermiyormuş.

*

Kendimde deneyimlediğim ve işe yaradığını gördüğüm bir teknik olduğu için sizlerle de paylaşmak istedim.
“5saniyekuralı” size bir anlamda çerçeve ve cesaret veriyor, diyebilirim.

Nitekim, kitaplarını okuduğum Mel Robbins de bir kitabının açılışında şöyle diyordu; ki bence haklı:

“Bir anlık cesaret bir gününü değiştirebilir. Bir gün bütün hayatını değiştirebilir. Ve tek bir hayat dünyayı değiştirebilir.”

Bu cesaretle sen, şimdi, bir türlü atamadığın hangi o adımı atacaksın?

5...
4...
3...
2...
1!

Damla Ömür Tantekin

Advisor | Writer | Speaker | Cross-Cultural Communication

Konuyla bağlantılı olarak, bir de “İnsanlara zor gelen şeyler” listesine göz atmanızı öneririm: